Aslında bu konu oturulur saatlerce konuşulur, tartışılır.
Benim bakış açıma göre, yazılım üretmek sadece bir sonuç değil; bir süreçtir, bir gelişim yolculuğudur. Evet, ChatGPT gibi araçlar günümüzde çok güçlü, çok etkileyici işler yapabiliyor. Ancak bu araçları sadece "birkaç prompt yazıp sistem ortaya çıkarmak" için kullananlar, bence yazılımın ruhunu kaçırıyor.
Kod yazmak, hata yapmak, debelenmek, araştırmak, çözüm üretmek, öğrenmek. İşte insanı geliştirip gerçekten "yazılımcı" yapan süreç budur. Eğer bir sistemi baştan sona kendin kurmamışsan, neden öyle çalıştığını anlayamazsın. Anlamadığın bir şeyi de geliştiremez, sürdüremez, sahiplenemezsin.
Hazır sistemle bir yere kadar gidersin; ama orası senin sınırındır, sistemin değil. Kodun arkasındaki mantığı, yapının neden öyle kurulduğunu, alternatif yolları düşünmüyorsan sen o yazılımı inşa etmiş olmuyorsun, sadece taklit ediyorsun.
Ben bu yüzden kendi yazmadığım hiçbir sistemi "benim" kabul etmiyorum. ChatGPT gibi araçlar elbette yol gösterici, öğretici olabilir ama direksiyonda biz olmalıyız. Yoksa yazılımcı değil, sadece yazdıran oluruz.
onlarca yıl millete o ruhla hizmet edip yazılım yaptım da noldu? Ne yapayım ruha?
Romantik olacaksak çok farklı konular var illaki.
Ben o ruhu öne alıp işe koyulduğumda gpt ile cursor ile 10 dakikada yaptığım işlemi 10 günde yapıyorum. İşi teslim edeceğim adam bana diyor yok yarın yok nenem öldü yok para blokeli hesapta yarın kalkacak blokesi atacağım sana parayı.
E benim ihtiyacım harcamalarım masraflarım hepsi orada ruhumla beraber çökmüş durumda bekliyor olacak. Ne anladım ben bu işten?
Eğer yazılımcı isen yapay zeka ile öyle bir sistem kodlatıyorsun ki akıllara zarar. Şu anda 1.5 aydan fazladır gece gündüz yapay zekaya resmen kanser ola ola öğrettiğimiz projeyi önce yazılımcı ruhuna teslim etmek istedik. Bizden 400 bin lira ve 6 aydan aşağı süre isteyen çıkmadı. Ruhmuş peh der geçerim hocam.