1. Gördüğümüz duyduğumuz herşey bilinçaltımıza kaydedilir. Biz birçok detayın farkında olamayız. Gördüğümüz duyduğumuz şeylerin çok azının normal bilinç ile farkında oluruz.
2. Davranışlarımız duygularımız ve düşüncelerimizin çoğunu bilinçaltı belirler. Davranışlarımızın çok azını gerçek bilinç ile yaparız.
3. Devletler şirketler medya şirketleri sanatçılar istihbarat örgütleri ve narsist insanlar bunu çok iyi bildikleri için bilinçaltımızı etkilemek için uğraşırlaR.
4. Saçımız, kullandığımız şampuan, satın aldığımız telefon, yemek seçimimiz, giyim tarzımız, dinlediğimiz müzik... Özgür olduğumuzu zannettiğimiz birçok şeyi aslında bilinçaltımızı manipüle edenler yönlendiriyor.
*
**
***
Vereceğim bazı örnekler konuyu daha anlaşılabilir yapar. Ancak çok da şaşırtabilir.
***
Barış Mançonun kayıp belgeseli aslında müziğin bilinçaltını nasıl etkilediği ile ilgiliydi.
Darbeleri yapTIRanlar bunu biliyordu ve TOPLUMU FORMATLAMAK İÇİN bunu kullandılar.
Sanatta özellikle de müzik ve sinema bilinçaltı etkileme için çokça kullanılıyor. Müziğin tarzı sözleri ritm gibi özellikleri toplumda ciddi bir davranış ve duygu yönlendirmesi için kullanılabiliyor.
https://www.youtube.com/watch?v=zSX1...BC%C4%9F%C3%BC
***
Buradaki film sahnesinde ise birisinin bilinçaltının nasıl etki altına alınıp aldığı kararlara etki edildiği anlatılıyor:
https://www.instagram.com/reel/DJZrM...Q2bnJ0eXl6Y3Fh
***
Peki gerçekten neredeyse tam özgür olabilen insanlar var mı?
Bence ünlü rus matematikçi Grigori Perelman tamamiyle özgür olabilmiş bir insan. Yaşam tarzı, toplum içinde davranış biçimi, verilen ödüle karşı tepkisi inanılmaz derecede aykırı. Bunları tek tek ve bir bütün olarak düşündüğümde
toplumun dayattığı normlara karşı çıkışa bende bu izlenimi yarattı.
Çünkü çoğumuuzn özgürlüğünü en çok kısıtlayan şeylerden biri de toplumun dayattığı normlar.
***
İslam camiasından böyle özgür bir rol modeli beklerdim. Ancak maalesef
temel dini otorite olan cemaat tarikat ve hocaların ciddi bir çoğunluğu
dini çarpıtan yanlış yollara
BAĞLANMIŞ oldukları için özgür olamamışlar.
Eskinin samanyolu şimdinin kanal 7 sinin tuhaf dini filmleri maalesef ciddi bilinçaltı yanıltma yönlendirme içeriyor. Sözde iyi niyetle yapılan bu filmler, dini duyguları özünden saptırıp daha farklı bir bilinç oluşmasına neden oluyor.
Çok basit bir örnek vereyim. Bu filmlerin hemen hepsinde iyiler ve kötüler bellidir. iyiler hep kazanır kötüler ise en sonunda kaybeder.
Gerçek hayatta ise böyle bir şey yoktur. Bir kişi başına çok büyük bir bela geldiğinde isyan eder, bu
musibet neden başıma geldi diye yakınır durur.
Bu yolla insanlar kuranda anlatılan dinden çok farklı bir anlayışa sürüklenir. Başına iyi bir şey gelince aşırı sevinir, çok kötü birşey olunca aşırı üzülür isyan eder. Osya islam dini makul itidalli ve dengeli duygusal bir hayatı yaşamamızı sağlar.
***