Siz gezinti yaparken çevreyi gözlemliyor musunuz? Ben gelişigüzel bakınam da zamanla biraz bilgi ve tecrübe edinmiş oluyorum.
Doğada her bitki her hayvan kendine özgü koşullarda yaşama gayreti gösterir. mesela biz kendi köyümüzde defalarca denememize rağmen kestane fidani dikip ağaç olduğunu göremedik. Oysa 30 km ötede kestane ormanı var. Dağ çileği veya yaban mersini çok farklı yerlerde bulunabiliyor, ya da menengiç.
Birçok ağaç türü kendine uygun yerde kendi kendine yetişip yayılırken, uygun olmayan yerde ne kadar uğraşsanız yetişmiyor.
***
En çok oksijen veren ağaç diye çam türünü beynimize kazıdılar, hatıra ormanı adı altında heryere çam diktiler.
***
***
***
Şİmdi değinmek istediğim bir alan var. O alanda doğal olarak çınar kızılağaç ılgın vs yetişiyor zaten. Yangın çıksa bile birkaç ay sonra buraya ait bitkiler yeniden yeşermeye başlıyor.
İşte bu bölgeyi dozerle düzleyip çam ağacı diktiler. Bu bahsettiğm yerdeki ağaç türleri yanında bir de ZAHTER yetişiyordu. 50 yılı aşkın bir süredir bu kısıtlı özel alanda kendiliğnden yetişiyor ve yayılıyordu. Çam ağacı dikildikten sonra zahter nesli yok olmaya başladı. Öğrendim ki, çam ağacı toprağı asitli hale getiriyor. Bu etkiden zahter çok olumsuz etkileniyor. O ana kadar bol bol bulunan zahter artık yok olma tehlikesi yaşıyor.
***
Bu arada zahter sadece ege akdeniz hatay vb bölgelerde dağlık taşlık kayalık yerlerde yetişiyor. Zonguldak Bartın Karabük vb batı karadniz bölgesinde doğada arasanız da bulamazsınız. Ben çok küçük çok özel bir alanda yetiştiğine bizzat şahit oldum. Ama ismini özelliklerini bile daha yeni öğrendim.
***
Herşeyden önce ormancıların bunu görmesi bilmesi gerekirdi. Ancak ormancıların çoğu yol kenarındaki içkili restoranları bilir. Sebebini söylemeyeyim.
Bir de üniversite var ki, çam dikilen zahterlerin yok edildiğ ialan üniversite kampüsü alanı içinde. Üniversite ise doğayı gözlem araştırma inceleme toplumu bilgilendirme için değil.
Heryerde olduğu gibi salla başı al maaşı işleriyle uğraşıyorlar. Yukarıdan emir gelmedikçe memuriyet işlerinde kimse DEĞER KATAYIM diye uğraşmaz.
***
Burada yetişen zahter büyük ihtimalle endemik bir bitki. Çünkü bölge toprağına iklimine göre uyumlanmış olabilir. Yaprak gövde çiçek yapısı diğer bölgeler ile aynı olsa da, bulunduğu ortam nedeniyle içeriğindeki yağlar ve diğer maddeler farklılık gösteriyor olabilir.
***
Zahter çok kıymetli çok faydalı çok özel bir bitki türü. Normal yaşam alanı dışında kalan bir bölgede yıllarca yaşıyor olması bence çok önemli bir şey. Bunun araştırılması çoğaltılması yaygınlaştırılması gerekir.
***
Ancak alışılmış çok bilmiş zihniyetle dikilen çam ağaçları zahter popülasyonunu yok olma noktasına getirmiş.
Yaklaşık 5 yıl önce Bunu farkettiğim andan itibaren zahter bitkisini yetiştirmeye ve çoğaltmaya çalışıyorum.
Normal toprağa dikimde kuruyor yok oluyor.
Saksıda orjinal toprağı ile yıllarca yaşıyor, ancak küçük saksıda fazla gelişme göstermiyor.
çelikten çoğaltma çalışmalarım hep başarısız oldu.
Tohumdan çoğaltma çalışmam bu yıl başarılı oldu. 6 fide çıktı ancak koşullar nedeniyle zor ayakta duruyorlar. Yaşatabilirsem birer fidana dönüştüreceğim.
***
İlgili resmi kurumlara başvurmak istemiyorum. Çünkü yılların verdiği olumsuz tecrübeler yüzünden çok çşitli olumsuz sonuçlarla karşılaşmam olası.
Söylemek istediğim şu ki, salep - kum zambağı gibi bitkileri korumak için büyük cezalar veriliyor ancak; koruma yaşatma çoğaltma halkı bilgilendirme bilinçlendirme için hemen hiç çalışma yapılmıyor.
***
Adet yerini bulsun diye dikilen çam ağaçlarının böyle zara vereceğini umar mıydınız? Benim bile aklıma gelmezdi. Ancak maalesef ilgili ve yetkili memurların bile bilgisi olduğunu zannetmiyorum.
Mafya gibi yaşamayı tercih eden bir toplum içinde mafya gibi işleyen bürokrasi yüzünden çok saçma bir hayat yaşıyoruz. Su akar türk bakar misali, yitip giden hazinelerimizin kıymetini bilmiyoruz.