Selamlar,
Konulara bakış açınız ve mantıksal çıkarımlarınızı çok beğeniyorum, sizin gibilerin artması dileğiyle..
Konuyla alakalı olarak ise;
Ne yazık ki genel olarak insanlar buhran içerisinde.
Geçen gün bir arkadaşım, "çalışarak battım" cümlesini kurdu ve fazlasıyla hak verdim.
Başka bir arkadaşım, artık helal parayla ödemelerimi yapmak istemiyorum noktasına geldiğini söyledi.
Eminim çok fazla böyle insan vardır.
İnsanlar, stresini atamıyor, hobi edinemiyor, anı biriktiremiyor, huzursuz, telaşlı, ay sonunu bir şekilde çıkartmaya çalışıyorlar.
Bunun bu şekilde devam etmesi mümkün görünmüyor.
1 yıl daha, 3 yıl daha, 5 yıl daha devam eder ancak bir noktada artık hepten hem psikolojik hem fiziksel olarak yokoluş başlayacak diye düşünüyorum.
Bozulma, yozlaşma, gerileme değil kastım, onlar bir süre sonra ufak ufak düzelmeye başlar.
Ancak yokoluş başladığında geri dönüşün imkanı yok.
Maddi olarak kendimce iyi durumdayım.
Tatilimi yapabiliyorum, tiyatro vb. sevdiğim aktivitelere zaman ayırabiliyorum, aile bireylerimle, arkadaşlarımla görüşüyorum, oturuyorum, sohbet ediyorum. Ancak bu kadar.
10 yaşındayken dünyayı değiştirmem lazım diyordum.
25 yaşına gelmiş, alanında bilinen, iyi bir bilgisayar mühendisiyken ülkemi değiştirmem, cumhurbaşkanı olmam lazım diyordum.
35 yaşıma geldim, çevremi daha da iyileştirsem, güzelleştirsem yeter diyorum.
Vizyon olarak benden iyisi olamaz diyordum, ancak zaman içerisinde vizyonumu her geçen dönemde ufaltmaya başladım, çok üzücü.
Mücadele ediyorum ve bir şekilde kendi kendime, kendimi aşmaya çalışıyorum.
Yoruldum, bunaldım, haberlerden, ülke gündeminden, insanların her konuda bölünmüşlüğünden, sebep-sonuç ilişkisi kuramamalarından, benden olmayan beter olsun düşüncelerinden yıldım.
Alışveriş yapmaya girdiğim herhangi bir dükkanda, bir şekilde dolandırılıyorum hissini yaşamaktan, güven duygumun kırılmış olmasından yıldım.
Herkesin çok gergin olmasından, anlayışsız olmasından, empatiden yoksun olmasından, hep bana hep bana olmasından yıldım.
Tüm bu saydıklarım olurken, maddi durumumla alakalı bir sorun olmamasına rağmen bunlar yaşanıyor.
Ve ucu ucuna yaşamaya çalışan insanların benim 500 katı daha zor durumda olmaları durumuna diyecek sözüm kalmamasına üzülüyorum.
Çok çok derin ancak, ülke olarak tek gayemiz hayatta kalmaya çalışmak ve bunun için mücadele etmek.
Necmettin Erbakan'ın bayıldığım ve özümsediğim bir sözü vardır:
Bir çiçekle bahar gelmez ama her bahar, bir çiçekle başlar.
Ne yazık ki artık bir çiçek yetişmesi için hiç bir alanda gerekli şartları bırakmadık.
Dolayısıyla bir daha bahar yaşar mıyız bilemiyorum.
Karamsarlık çöktü ruhuma, çok üzgünüm.
Tek başına peygamberliğini ilan edip, direnen, dinini yaymaya çalışan bir peygamberden,
Gemileri karadan yürüten bir padişahtan,
Askersiz, teçhizatsız biçare bir durumdayken ülke kuran, geliştiren bir kurucudan
feyz almak hepimizin boynunun borcu.
Siz bakmayın benim karamsarlığıma, mücadeleye devam, elbet bir gün..
Konunun çok dışına çıktım kusura bakmayın lütfen, gece vakti bir anda efkarlandım ( :