İlk okulda okuma yazma bilmeyen öğrenciye 4-5 saat dil dersi verilir. (Kolej okulunda genelde) Burada çocuk okuma yazma bilmiyor. İngilizce hiç bilmiyor. Fakat öğretmen sürekli İngilizce konuşarak bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Öğrenci Türkçe cevap versede, anlasa da anlamasa da öğretmen İngilizce konuşarak anlatmaya çalışıyor. Nesneleri gösteriyor, el işaretleri ile vs vs. Sonuçta öğrenci 2. sınıfı bitirdiğinde ciddi yol kat etmiş ve İngilizce konuşan birini oldukça iyi anlıyor. Kitapları okuyor anlıyor ve belli düzeyde konuşuyor. ( Bunu kendi çocuğumuzda yaşadık ve gördük. ) Burada beyin boş ve ne verirsen alıcak kapasitede olması ayrıca önemli.

Senin sistemin hiç bir bilgiye sahip olmayan birine öğretmenin farklı bir yolu ve bir çocuğa öğretmek gibi işleyişi sanırım. Sizin burada verdiğiniz eğitim seti kısmen bu şekilde ve faydalı olur muhtemelen.

Kolejdeki 1. sınıf çocuğa eğitimin bu şekilde işe yaradığını gördüğümüzde '' İngilizce ilk etapta konuşarak hiç öğrenilmez. '' bu sözünü tam anlamı ile doğruluyor. Bu sözüne yanlış diyen içinde vardır bir bildiği diyorum ve bu sözün hatalı olduğunu sözlemesinin gerekçesini yukarıdaki örneğimi değerlendirerek açıklamasını beklerim. Bir bildiğin vardır diyerek merak ediyorum açıkçası. Bu durum bir çocuğa öğretmekle, yetişkin birine öğretme farkıda olabilir tabi. İki durumu aydınlatırsa hem konuya fayda sağlar. Hem de konuya yanlış düşüncelerde bulunan için nedenini anlatan bir durum ve yol gösterim olur.