Erc_Orc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Ben duruma şöyle bakıyorum: Artık ürün ve hizmetler, insanların gerçek ihtiyaçlarından çok, sağladığı statü ve hisler doğrultusunda tercih ediliyor. Günümüzde bir ürünün karşıladığı işlevsel ihtiyaçtan ziyade, insana ne hissettirdiği daha önemli hale geldi. İnsanlar artık ihtiyaçlarını değil, kendilerini iyi ya da özel hissettiren ürün ve hizmetlere yöneliyor.

Ağızdan ağıza pazarlamanın yerini ise çoktan sosyal medya aldı. Kullanıcıların bir markaya karşı borçlu hissetmesine gerek kalmadı, çünkü neredeyse tüm büyük markalar artık abonelik, kulüp, premium üyelik gibi sistemlerle müşteriyi kendilerine bağımlı hale getiriyor. Ancak bu mecburiyet hissi, uzun vadede kullanıcıyı uzaklaştırabilir.

Çünkü gönüllülüğün yerini zorunluluk aldığında, sadakat değil; kaçış yolları konuşulmaya başlanır.

Son olarak bana göre; müşteri artık markayı değil, ödediği parayla satın aldığını sandığı "özel kişiliği" savunuyor...
"Bir iphone kullanıcısı aslında iphone'u övmez ona sahip olduğu için sahipliğini yüceltir..."
Güncel durum için nokta atışı tespitler yapmışsınız. Tebrik ederim.