1 yildır hep aynı muhabbeti yapiyosun.
Yazmak istiyosan yaz. Kimse seni tutmuyor. Oladabilirsin belki.
Buraya uzun uzun yazdıklarını paylaşıp hele okuyun da bakın bakalim sizce benden yazar olur mu diye sorarak insanlardan onay almaya çalışarak yazar olmadı kimse.
Daha önce de söyledim sana. Çok fazla imla hatası yapıyorsun. Çok fazla düşük cümle kuruyosun ve anlatım bozuklugu yapıyorsun. Bu sorunlar tabi ki çözülür. Ama bunun tek yolu önce okumaktır. Klasikleri okumuyosun. Rus veya ingiliz edebiyatı okumuyosun. Sen dedin ben okumak istemiyorum dedin bana geçmişte. Yasar Kemal, Ahmet Hamdi Tanpınar, Necati Cumalı... vs Türk Edebiyatı da okumuyosun.
Öyle Beyza Alkoçlar vs gibi coluğa çocuğa yazılmış sacma sapan, edebi ağırlığı olmayan kitaplar okuyarak yazar olunmaz ki.
Araştırmıyorsun da. Anton Çehov tarzı mı yazabilirim yoksa Maupassant tarzı mı yazabilirim diye kendini görmüyorsun. Yani yogun betimlemeler kullanarak durum yaziları mı yoksa Betimlemeden arındırılmış Olay yazıları mı yazmalısın bilmiyosun. Birçok yayınevleri sıklıkla yazar atolyeleri oluşturuyor bir veya birkaç güncel ama kendini kanitlamis yazarların egitimleri esliginde cok ucuz meblaglara. Onlara katılmıyorsun. Mesela ben eşimle beraber 6 haftalık Emrah Serbes ve Ihsan Oktay Anar dan yazar atölyesi dersi aldık. Eşim şu an yaziyor. Bitirince yayinlatacak ve yayinevi anlaşmasini bile yaptık. Ama once egitim almak zorundasin. Bundan dshs onemlisi önce okumak zorundasın. Bak sana yemin ederim evimizde hepsi okunmuş 2 binden fazla kitap var. Eşim hala yazabilir miyim diye tereddütte. Sen okumadan yazayim diyosun. Kardesim, okumalısın. Çokkk fazla okumalısın ki yazmayı öğrenmesin