Muassır batı medeniyetleri tarihte kalan siyasetçileri tarihte rahat bırakmıştır. Çünkü batı kendi dışında kalanalrı sömürürüken kendi içinde adalet ve demokrasi tiyatrosu ile yaşıyor.
Biz ise sömürülen gelişmekte olan bir ülke olarak kendi içinde elit sömürgeci bir tabak oluşturduk. O tabakayı kemalizm ile koruyup yaşatıyoruz. Toplumun geri kalanı onların kulu ve kölesi olarak yaşamak durumunda.
Ankara valisi nevzat tandoğan
ulan öküz anadolulu derken
toplum içindeki bu kast sistemini en açık şekliyle ifade ediyordu.
Alıntı
"ulan öküz anadolulu! sizin milliyetçilik ile, komünizm ile ne işiniz var? milliyetçilik lazımsa bunu biz yaparız. komünizm gerekirse onu da biz getiririz. sizin iki vazifeniz var: çiftçilik yapıp mahsul yetiştirmek, askere çağırdığımızda askere gelmek."
nevzat tandoğan, 1944
Halk askerlik yapacak, çiftçilik yapacak ve vergi ödeyecek. Elit kesim ise siyaset ekonomi sanat gibi lokomotif etkin alanları yönetecek.
Burada devletin halkçılık ilkesinin, seçme ve seçilme hakkının vs ne hale getirildiğini görmek gerek.
***
En küçük kasabalardan tutun, en büyük metropollere kadar.... Devleti milleti soyanlar suç işleyenler trafik kazası yapanler jandarmaya polise savcılığa düşünce tek savunma yolları bizler Atatürkçüyüz oluyor.
Ülkeyi baştan sona gezin heryerde sorun . Yıllarca bu hep böyle olmuştur. Atatürk bir siyasetçi olarak tarihte bırakılmamış, çıkar elde edilmesi için her zaman her yerde kullanılmıştır.