Selam olsun,

En başta merak edenler olacaktır diye işim gücüm yok bunları dert ediyorum diye merakları gidereyim zira yeme içme ve para kazanma dışında konulara ilgisi olmayan insanlardan bu yorumlar çok geliyor.
Okumayı sevmeyen bu arkadaşlarımızı zahmete sokup sonuna kadar okuma eziyetinden kurtarmak için en baştan yazmak istedim.

Yaşam ile hayat arasındaki farkı yazmak isterim ki bazı şeylere farklı bakış açısı oluşsun.
Size yazıp, hayat ya da yaşamın sırrını veriyor değilim. Sesli düşünerek kendime yönelik yazıyorum aslında sadece bu sesli düşünceyi okuyorsunuz, üzerinize almayın. Almak istiyorsanız elbette alabilirsiniz, size karışamam.

Yaşam dediğimiz şey aslında dil biliminin esaslarından anlaşılacağı gibi yaş almaktan gelir hayat ise biraz daha farklıdır.
Çok felsefi boyuta girmeden yazmam gerekirse biri kişisel diğeri evrensel bir tabirdir.
Hayat dediğimiz şey bizden bağımsızdır. Bizden önce ve bizden sonra devam eden bir süreçtir.
Yaşam ise bizim hayat sürecinde yer aldığımız vakittir.

Biz varsak yaşamdır, biz yoksak hayattır.
Bu ayrım neden önemli diye düşünebilirsiniz zira bu adam bunu yazarak ne yapmak istiyor diye sorgulayabilirsiniz. En azından ben öyle umuyorum.

Önemi şudur; Hepimiz bir sırrın peşindeyiz hayatın sırrı, amacı ya da yaşamın sırrı amacı.
Malumunuz yaşıyoruz ama insan bu yaşama bir anlam bulmak amacındadır.
Her zaman yazdığım gibi yanlış soruların doğru cevapları olmaz söyleminden ötürü doğru sorular sormadan aradığımız anlamı bulamıyoruz genelde.
Ne aradığımızı kendi zihnimizde oturtamadığınızdan cevapların bir kıymeti olmuyor gibi manevi bir kısırlık yaşıyoruz.

Hayatın anlamı ile yaşamın anlamı farklı olduğundan biz hayat ile yaşam arasındaki farkı özümsemeden sorularımız ve cevaplarımız genelde bizi tatmin etmiyor.
Boşluğa düşebiliyoruz ya da tuhaf bir hal içinde oluyoruz.

Bunun çözümü için net bir şekilde hayat ile yaşamı ayırıp doğru soruları sormamız çok önemlidir.
Örneğin hayatın sırrı ile yaşamın sırrı arasındaki farkı anlamak için önce hayat nedir? yaşam nedir? diye sorgulayarak bu ikisini ayırmamız lazım.
Sonra yaşamın amacı nedir hayatın anlamı nedir sorgulayıp kendi bilgi birikimimizle cevaplar bulmalıyız.
Daha sonrası ile yeterliliğimiz varsa hayat ile yaşamın amacını bir bütün olarak sorgulamaya başlayabiliriz.

Bu konuyu açma nedenim son yıllarda sadece ülkemizde değil dünyada antideprasan kullanımın nedenlerinden biri insanların kaygı duymasıdır.
Bu kaygının nedeni genelde doğru soruları, anlamlandırmaları ya da kavramları kavrayamadığımızdan yanlış soru ve cevaplarla alakadar olmamızdır.
Mesela hayat ile yaşamın farklı olduğunu idrak etmeden yaşam ile ilgili sorulara hayata, hayat ile ilgili soruları yaşama sorduğumuzda elde ettiğimiz cevaplar bizde tatminsizlik ve endişe doğuracaktır.
Bu endişeler, şüpheler ve tatminsizlikler zaten kaygılanmamız için yeterince neden oluşturacaktır.

Hülasa kavramlar, doğru sorular ve sorgulamalar sanıldığından çok daha önemlidir.
Eleştirmeden önce en azından biraz üzerine düşünebiliriz.