Önce Aynaya Bakmak Gerek
Normalde siyasete girmem ama bazen insan susamıyor. Hep birilerini suçluyoruz. “Şunlar geldi de böyle oldu, Suriyeliler yüzünden böyle, falanca partililer yüzünden şu haldeyiz…” Peki biz? Gerçekten ne kadar farklıyız?
Geçen bir arkadaş diyordu: “Memleketi mahveden hep orijinal Türkler.” Cümle sert ama düşündürücü. Çünkü eğitimli birey olmadıkça, bilinç gelişmedikçe yukarı kim gelirse gelsin hiçbir şey değişmiyor. Rejimler değişiyor, isimler değişiyor ama zihniyet aynı kalıyor.
Şurada bile bir tartışma açıldığında hemen “Sen ocusun, bucusun, şu partiden, bu görüşten…” deniyor. Karşıdakinin fikrine saygı göstermek yerine yaftalıyoruz. Oysa eleştiriyi kişiler üzerinden değil, fikirler ve sistemler üzerinden yapmayı öğrenemedik hâlâ.
Şahıslar üzerinden siyaset yapılmaz. Recep Tayyip Erdoğan bu ülkenin cumhurbaşkanıdır, seveni olur, sevmeyeni olur. Ama kurumlara ve makamlara saygı başka bir şeydir. “Benim fikrim bu” demekle “Benimki doğru, sen hainsin” demek arasındaki farkı artık idrak etmeliyiz.
Hukuk mu yok diyorsun? 90’larda da yoktu. 70’lerde de yoktu. Şimdi de hâlâ o noktadayız. Çünkü eğitimi sadece okul diploması sanıyoruz. Oysa eğitim; sorgulamaktır, araştırmaktır, empati kurmaktır, önce kendini düzeltmektir. Bir çuvaldız kendimize, sonra başkasına…
Ne zaman ki kendi kapımızın önünü süpürmeye başlarız, işte o zaman ülke de temizlenir. Yoksa sadece isim değişir, sistem aynı kalır.