Sözleşmesiz (belirsiz süreli) kira ilişkilerinde, ev sahibi kiracıyı tahliye ettirmek istiyorsa, Türk Borçlar Kanununun 352. maddesi uyarınca yazılı ihtar ile en az 10 yılın sonunda ve tahliye davası açarak bunu yapabilir; ancak sizin durumunuzda bu süre dolmamış ve sadece sözlü bildirimle tahliye istenmiş. Üstelik ev sahibi, kendisinin ya da bir yakınının konut ihtiyacı gerekçesiyle tahliye talep ediyorsa, bu durumda dahi yazılı olarak bildirimde bulunmak ve en az 1 ay önceden ihtar çekmek zorundadır; sonrasında ise belirli süre içinde dava açması gerekir. Ev sahibi sadece benim kardeşim taşınacak diyerek sözlü bildirimle sizi çıkaramaz. Ayrıca, tahliye gerçekleşse bile taşınma gibi masraflar için destek talep etmeniz insani ve makuldür. Yasal olarak ise, bu tür ihtiyaç nedeniyle yapılan tahliyelerde ev sahibinin kötü niyetli olduğu ispatlanırsa (örneğin evi bir başkasına kiraya vermek gibi), son kiracıya tazminat ödeme yükümlülüğü doğar. Dolayısıyla, siz şu anda hukuken güçlü bir konumdasınız; çıkarılmanız için mahkeme kararı gerekir ve o da süreç alır. Maddi durumunuz nedeniyle barınma hakkınızın korunması da Anayasal bir teminattır. Kısacası, ne haksızsınız ne de yalnızsınız hukuki destek alarak hakkınızı arayabilirsiniz.