O mahremiyeti zaten verdiği rahatsızlık ve huzursuzlukla oluşturdu karşı taraf onun dışında en baştan uymuyorsa kabul etmeyebilirdi. Sonrasından söylediklerine uymaması onun hatası. Sınırlarına saygı duyalim evde alt üst otururken bağırmalar, cagirmalar duyalım. Dimi ? Karşı tarafın yapmadığı her şeyi bizden yapmamızı bekliyorsunuz.
Baştan konuşulan şeyi merak ettim doğrusu. Siz sınır ihlali deyince yalnızca ses seviyesi anlıyorsunuz anladığım kadarıyla. Oysa gerçek sınır, insanların hayat tercihlerine müdahale etmemekle başlar. Bağırmak, çağırmak, gürültü yapmak bir sorundur evet, rahatsız edici her davranış tartışılabilir. Ama bu, kişinin kimle görüştüğüyle, evine kimi aldığıyla aynı kategoriye girmez. Öyleyse mesele huzur değil, kontrol isteği oluyor.
Baştan söylemiştik demekle haklı olunmaz, çünkü kimsenin hayatına şartlı saygı olmaz. Saygı, karşılıklı olur, sözleşme gibi tek taraflı değil. Sizin beklentiniz huzursa, onun beklentisi de yargılanmadan yaşamak. Ve kimse sizin aile tanımınıza göre şekil almak zorunda da değil. Ben baştan sona haksızsınız demiyorum, emin olun problem yaşadığınız kişiyle konuşuyor olsam ona da yanlışları konusunda uyarılarım ve önerilerim olacaktır. Ama meseleleri kişiselleştirip, namus, aile apartmanı gibi kavramlar üzerinden insanların hayat tarzını hedef alırsanız, haklı olduğunuz noktalar da gölgede kalır. Huzur istemek en doğal hakkınız, ama bunu başkasının özel hayatını denetleyerek sağlamaya çalışırsanız, herkesin gözünde değil belki ama benim için haklıyken haksız duruma düşersiniz.