Mal varlığı ile borçlarını karşılaştırın.
Üzerinize alabildiğiniz her şeyi ivedilikle üzerinize alın.
Eğer borçlar çok yüklüyse, reddedebilirsiniz. Bu durumda üzerinize alamadığınız mal varlığı da gider.
Yani,
Opsiyon 1: Hem borçları hem varlığı üstlenmek.
Opsiyon 2: Hem borçları hem varlığı reddetmek.
Türkiye'de çoğu insan dini sebeplerden ötürü, vefat eden kişinin borcunu ödüyor. Bir kısmı da hukuki olarak ne yapacağını bilmediği için ödüyor.
Bankalar biraz kurnazlık yapıp siz herhangi bir işlem yapmadan ölen kişinin her şeyine çökmeye kalkabilirler. Her ne işlem yapıyorsanız, ivedilikle hareket etmeniz gerek.
Ölüm belgesine gelince: Hastaneye götürülen tüm ölümlerde hastanelerdeki yetkili doktorun ve mesul müdürün imzasını taşıyan bir ölüm belgesi hazırlanması gerekir. Bazı küçük şehirlerde ya da bölgelerde suistimal edildiği olabiliyor. Bu durumda doğrudan söz konusu hastaneye gidip en tepedeki isimlerle görüşüp, ölüm belgesini rica edin. Ölüm belgesindeki tüm kaşe ve imzaların atılıp atılmadığına dikkat edin. Yarım yamalak iş yapıp sizi uğraştırırlar.
Bizim de ölüm belgesine kalkıp yanlış bilgiler yazdılar. Ne yaşı, ne boyu, ne kilosu, ne de soyadı doğru düzgün yazılmıştı. Üstüne birde hastaneye hiç gelmemiş bir doktor adı ile ölüm belgesi düzenlenmiş, imzayı atan da mesul müdür. Yani, şu belgeye nereden bakarsam bakayım ne doktorun ne de müdürün görev yapmaya devam etmesi uygun değil. Ama işte adamlar tutturmuş bir şey, öyle devam ediyorlar.