Çok bir şey yapamayız açık konuşmak gerekirse çünkü fizik kondisyon olarak Avrupa liglerinden çok gerideyiz.

Bir de şu var. Sanırım bu yıl Şampiyonlar Ligi tarihi boyunca en zor sezon olacak. Takımların hemen hemen hepsi dişli ve güçlü ekipler. Hiç bu kadar büyük takımı tek sezonda görmemiştim. Şu ana kadar katılımı kesinleşen 29 takım var. Çantada keklik denilecek bir tane takım bile yok.

Türk takımlarının Avrupa'da iş yapabilmesi için geniş ve kaliteli bir rotasyonlu kadrosu gerekiyor. Geçen yıl Galatasaray'ın yaşadığı en büyük problem dar kadroydu.

Herkes AZ Alkmaar gibi takımdan 4 yenir mi diyor da bir kadroyu açık bakmak lazım. As kadrodan yalnızca Muslera, Sara, Barış ve Abdülkerim vardı. Tam kadro çıksaydı, yine 10 kişi kalsa da yenilmezdi mesela o deplasmanda.

Galatasaray şu an geleceklerden çok gideceklere odaklanmalı.

Maalesef Cuesta, Frankowski, Jelert gibi ihtiyacımız olmayan yabancılardan kurtulmamız gerekiyor. Zaniolo'nun durumu çok önemli mesela. Bu yıl kalmak istediği haberleri dönüyor. Bu lig için fazla bir oyuncu. Kafadaki problemlerin çözüleceği inanılırsa kalması gerekiyor.

Kaleci ve Osimhen durumları çok önemli.

30 yaşındayım. Ortalama son 15 yılı çok net hatırlayan bir taraftarım. Galatasaray'da işler ne zaman çok iyi gitse dışarıdan ya da içeriden hep bir sorun çıkarılır. Geçen yılın sorun çıkarmaya çalışan adamı Hatioğlu'ydu. Bu yıl da devam ediyor.

Kaleci transferinde Uğurcan, Hakan için gereksiz bir maliyetin altına girme çabaları, Osimhen olayını hızlıca netleştirmek yerine sakız gibi uzatılması falan hafızada bir şeyler canlandırıyor açıkçası.

Gidenlerin yerini düzgün dolduracaklarını düşünmüyorum açıkçası. Güzel bir fırsat var elimizde diğer takımlarla arayı açabilmek için ama buna engel olunacaktır. Özellikle içeriden.

Ben Galatasaray Fenerbahçe rekabetini artık biraz da AKP CHP danışıklı dövüşüne benzetmeye başladım.