Bizim sığınaktan çok daha düzgün bir sisteme ve işleyişe ihtiyacımız var. Çünkü bu ülkede insan hayatının bir değeri yok. Peki ne değerli? Üflesen yıkılacak 30-40 yıllık binalar, 15-20 yaşında hurda araçlar. Kiminin çöpü, kiminin hazinesi sonuçta, değil mi?

6 Şubat depreminde 53 binden fazla insan hayatını kaybetti; bunlar sözde resmi rakamlar. Bir otel yangınında 78 kişi öldü. Sonradan ortaya çıkan görüntülerde, insanlar yerine otoparktaki arabaların kurtarıldığı görüldü.

Deprem zamanı çadır satıldı. Çadır satanın kızı ölümlü kazaya karıştı, aklandı. Para uğruna bebekler öldü. Yeni doğan çetesinde terör hükümlüsü bir doktor vardı. Daha neler neler... Her hafta yeni bir skandal. Savaş mı? Biz zaten her gün ayrı bir savaş veriyoruz.

Emin olun, bu ülkede sığınak olsa da altında kalırsınız, mezarınız olur. Beni savaş ihtimalinden çok, beklenen İstanbul depremi korkutuyor. Üç sene sonra olmazsa beş sene sonra olur, beş sene sonra olmazsa on sene sonra... Elbet gerçekleşecek.

Devlet aklıymış, Türkiye’nin düşmanı yokmuş... Geçeceksiniz bunları. Bizim içimizde de, dışımızda da dört bir yanımız düşmanla çevrili.