Fahrettin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Hakimlerimiz geleceği gören kişiler olmadığı için sanığın son sözünün kararı
değiştirip değiştirmeyeceğini bilemez. Kaldı ki hakimlerin geleceği gören
kişiler olmaması gerekir. Hakim eldeki somut verilerle olayı değerlendirir.
Geleceği gören bir hakimin dosya üzerinde farklı bir kanaati oluşur ve bu
hakimin tarafsız karar vermesini şaibeli hale getirebilir. Bu da hakimin reddi
sebebi sayılabilir.

Bununla birlikte sanığın son sözü söylemesi kararı değiştirebilecek bir şey
söyleyip söylemediğine göre değil kabaca sanığın kendini ifade etmesi ve
sanığın ve kamuoyunun adil bir yargılama olduğunu hissetmesi içindir.
Herkes geleceği göremeyeceği için yargılamayı izleyen sıradan biri sanığın
kendini savunmasına izin verilmedi diye düşünüp adalet sistemine karşı
şüphe besleyebilir. Bu nedenle:

Hazır bulunan sanığa son söz her türlü durumda verilmelidir.

(Yazdıklarım konunun doktirinsel kısımlarıdır ve şahsi yorumlarımı da içerir.
Uygulamada yaşanan durumları anlatmaz)
Son sözün usulen sorulduğunu bildiğinizi varsayarak, hakim kovuşturma ve duruşmalardaki maddi delillerle birlikte zaten duruşmayı bitireceğini son sözü sanığa vererek gösteriyor. Sanığın söyleyeceği hiç bir şey (samimi ikrar dışında) kararı bu yüzden değiştirmeyecek diye söyledim. Yoksa sanık istediği kadar konuşabilir karar ektisi zayıf olur hatta olmayabilir benim görüşüm.