Ben de uzun yıllar türlü türlü kumar ve bahis oynadım, işçi maaşı ile yıllarca senet ödeyerek kooperatif yoluyla alınmış bir evimiz vardı, elimizdeki tek şey oydu, babam o evi 1 gecede kumara verip gelmişti..
Bu tecrübe ile söyleyeyim, bulaşmayın, oynamayın, kaybettikleriniz olabilir, onları da unutsun gitsin.

Neyi var neyi yok kumara yatırdıktan sonra bir şeyi kalmayanların, yani büyük kaybedenlerin o an başından aşağı kaynar sular dökülür, kendini döver, kendine söver, işte her zaman o anlarda yeminler edip kumarı bırakır. Fakat, tekrar başlamak an meselesidir. Morali bozuk olduğunda "batsın bu dünya" der başlar, morali iyi olunca keyfine başlar. Kumarı bırakanların hesabında şöyle güzel bir para olduğunda çoğu o paranın içinden bir miktar alır, "ben bu parayı gözden çıkarttım, kaybetsem de koymayacak bir miktar" der ve yeniden kumara başlar. Demek istediğim, kumar ve bahisi bırakma diye bir şey neredeyse yok, alışınca beyin o duyguyu size kazıyor. Başka bir tespiti de söyleyeyim, bırakanlar şu an zengin olsa ilk yapacakları işlerden biri şans oyunlarına tekrar dalmak olacaktır. Düşünün, zengin adam paraya hiç ihtiyacı yok kumar oynuyor, buradan konunun para olmadığını anlarsınız, asıl olay bir şeyler kazanmanın verdiği duygulardır.

Bırakmak zor olsa da uzak durulabilir, farklı uğraşlar denenip boş kalmamak gerekiyor. Boş kalınca akıl hemen kumara kayar. "Limit koyayım, sistem buldum, kumar değil bahise geçeyim, kaybettiklerimi geri alayım" gibi aranmalara da girmemek gerekiyor...