Öncelikle mesajı gördüğümde hacklendi ve pishing mesaj geldi sandım sonra okuduğumda buz gibi oldum. Sizin için türkçe ve ingilizce olarak paylaştığı yazıyı bırakıyorum.
Bağış toplanıyor şuanda herkes birşeyler veriyor bir an önce mücadele edebilmek için ancak burada paylaşmayacağım amaç burada bunu anlatmak değil dünyanın ne kadar kötü bir yer olduğunu göstermek.
Rahel benim yaklaşık 8 yıl önce Antalya'da tanıştığım ve sonra şehri gezdirdiğim bir turistti. Onun sayesinde ingilizce öğrendim ve kendisi direksiyon öğretmeni bu sayede daha iyi araç kullanmayı öğrendim.
Babam vefat ettiğinde, annem hastalandığında ve bizi özlediğinde bir telefon ile İngiltereden gelen çocuk..


Türkçesi:


Irkçı Profillemeye Maruz Kaldık, Haksız Yere Tutuklandık, Susturulduk: Bir Müslüman Ailenin Adalet Mücadelesi
Benim adım Rahel. Bir baba, bir eş ve ailesini geçindirmek, toplumuna hizmet etmek için daima çok çalışmış kendi işinin sahibi bir adamım. On yıldan fazla bir süredir, ihtiyaç sahiplerine yardım eden bir Müslüman topluluk derneğinin yöneticisiyim.
Ama 20 Mart 2025’te, Ramazan ayında, kızımın ilk doğum gününden yalnızca bir hafta önce, hayatımız alt üst oldu. Haksız yere tutuklandık, aşağılandık ve travma yaşadık; bunun sebebi yaptıklarımız değil, inancımız, ten rengimiz ve giydiğimiz kıyafetlerdi.
O sabah, kızımızı her zamanki gibi kreşe bıraktık. Ramazan’da sıkça yaptığımız gibi geleneksel İslami kıyafetlerimizi giymiştik. Kızımız mutlu, neşeliydi ve tamamen sağlıklıydı.
Saat 18.00’de onu almak için geri döndüğümde, kapıda 20 dakikadan fazla bekledim. Oruçluydum, iftara sadece dakikalar kalmıştı ve eşimle kayınbiraderim evde orucu birlikte açmak için beni bekliyorlardı.
Sonra bir polis memuru yanıma geldi ve düzgün bir açıklama yapmadan şunu söyledi:
“Kreş, kızınıza SGM (Kadın Sünneti) uyguladığınızı düşünüyor. Tutuklusunuz.”
Hiçbir sağlık görevlisi onu muayene etmemişti. Hiçbir soruşturma başlamamıştı. Hiçbir soru sorulmamıştı. Sadece bir suçlama – çünkü ben kahverengi tenli bir Müslüman erkeğim. Bunun nasıl mümkün olduğunu sordum, polis memuru şöyle dedi:
“Onu içeride kontrol ettiler. Bir kısmı eksik. Bu sadece SGM’den olabilir.”
Sonrasında yaşanan her şey çok açıktı — bu, kreşten tutuklama yapan polise kadar, tamamen ırkçı profillemeydi.
Bir baba görmediler. Ramazan’da dini kıyafetler giymiş bir Müslüman adam gördüler ve suçlu olduğuma karar verdiler.
Hiçbir endişe, tereddüt yoktu — sadece ırka ve dine dayalı şüphe vardı.
Susuz, Haksız ve Oruçlu — Haklarımız Yok Sayıldı
Karakolda, gün boyu su içmediğimi anlattım. Çıkmadan önce orucumu bir yudum su ile açmama izin vermeleri için yalvardım. Reddettiler.
Gözaltı masasında tekrar sordum. Polis memuru şöyle dedi:
“Suçun niteliğini göz önünde bulundurarak, neden su vermediğimizi anlayabilirsin.”
Soğuk, yabancı bir hücrede, oruçlu, mahvolmuş halde oturdum — bir yudum su içme onurundan bile mahrum kaldım. Hayatımda hiç tutuklanmamıştım. Hep sisteme güvenirdim. Ama şimdi, sadece Müslüman bir baba olduğum için bir suçlu gibi muamele görüyordum.
Hücrede şöyle düşündüm: En azından eşim kızımızla birlikte olacak. En azından yalnız kalmayacak. Ama sonra bana şunu söylediler:
“Eşiniz ve baldızınız da tutuklandı.”
İşte o an yıkıldım.
Bir yaşına günler kala olan bebeğimiz, bizi haksızca suçlayan yabancıların yanında, tek başına kaldı. Nerede olduğumuzu bilmiyordu. Daha önce hiç bu şekilde bizden ayrı kalmamıştı.
Sonra aklıma korkunç sorular geldi:
Ya kreşte ona bir şey yaptılarsa? Ya üstünü örtmek için bizi suçluyorlarsa? Ya ona zarar veren aslında onlar idiyse?
Onlara güvenmiştik. Artık korkuyorduk. Ve kimse bizi korumuyordu, herkes kendini koruyordu.
Serbest Bırakıldık, Ne Özür Ne Açıklama Geldi
Neredeyse tam bir gün ortadan kaybolduk, 18 saat boyunca sorgusuz, yemeksiz, herhangi bir bilgi verilmeden gözaltında tutuldum.
Ertesi gün, serbest bırakılacağımızı söylediler — fakat sadece kefalet koşullarını imzalarsak, polis kızımızı inceleyebilecekti. İmzaladık. Başka seçeneğimiz yoktu. Onu geri almak istiyorduk.
Saat 14:00’te biri evimize geldi ve şunu söyledi:
  • Kızınız geri verilecek
  • Bütün suçlamalar düşürüldü
  • Artık soruşturma yok
Ne bir özür,
Ne bir hesap verme,
Ne de adalet.
Konuya ilişkin bilgi talebiyle ulaştığımızda, onu muayene eden doktorlar bebeğin tamamen sağlıklı olduğunu, hiçbir zarar emaresi olmadığını ve mahrem yerinde SGM ya da başka bir zarar belirtisi bulunmadığını belirtiyorlardı. Tamamen sağlıklı bir bebek ve derhal ailesine teslim edilmeli.
Kızımızı tanıyan herkes size anlatacaktır, o bir neşe kaynağıydı. Sokakta yabancılara bile “merhaba” derdi. Gittiği her yerde insanları gülümsetirdi.
Arkadaşlarıma telefonumdan onun mutlu videolarını gösterirdim; el sallayan, gülen, neşe saçan halleriyle. O saf, masum enerjisiyle bir odayı aydınlatırdı.
Şimdi ise korkuyor. Evimizin dışındaki kimseye yaklaşmıyor. Gözümüzün önünden ayrılmıyor.
Onun birinci yaş günü için büyük bir kutlama planlamıştık — uzun zamandır beklediğimiz, aile ve arkadaşlarımızı davet ettiğimiz, süsleyip hazırlık yaptığımız bir gün.
Yaşadığımız travmadan sonra… iptal ettik.
Ailemize yapılanların acısıyla, o günü neşeyle kutlayamazdık. O anı bizden, kızımızdan çaldılar.
Eşim travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) teşhisi aldı. Çocuğumuz yanındayken bile uyuyamıyor. Yalnız kalmaktan korkuyor.
Bende de TSSB var. Tutuklanma anı, hücrede geçirdiğim anlar, bebeğimizin yalnız kaldığını fark ettiğim an zihnimden çıkmıyor. Yakınlarıma hikayemi anlatmaya çekiniyorum, çünkü her defasında yeniden yaşıyorum, ama başka bir bebeğin veya ailenin başına gelmemesi için mücadele etmek zorundayız.
İkisine de bakabilmek için çalışmayı bırakmak zorunda kaldım. Kendi işini yapan biri olarak, ücretli izin hakkım yok. Şu anda birikimlerimiz, aile yardımı ve inancımızla ayakta kalıyoruz.
Tüm bunlardan birkaç ay önce, yeni bir restoran açmıştım. Hayalimdi, kalbimi ve tüm imkanlarımı koyduğum bir işti.
Şimdi ondan da vazgeçmek zorunda kalabilirim. Ailem beni daha çok ihtiyaç duyuyor. Ama bu da tüm bu yaşananların üstüne acı bir maddi kayıp olacak.
Kasabamızdan ayrılmak üzereyiz, isteyerek değil, kimliğimiz nedeniyle hedef alındığımız ve tamamen korumasız bırakıldığımız için.
  • Kreş bizi profillemişti
  • Polis hiçbir soru sormadan bizi tutukladı
  • Gözaltı memurları insanlığımızı görmezden geldi
  • Soruşturmacılar şikayetlerimizi dikkate almadı
  • Ve hepsi hiçbir yaptırımla karşılaşmadı
Artık kiranı ödeyemiyoruz, burada kendimizi güvende hissetmiyoruz. Büyüdüğüm mahallede çocuğuma anılarımı göstermek istiyordum.
Resmi şikayet başvurusunda bulunduk. Cevap aradık. Adalet istedik.
Cevap ne oldu?
“Herhangi bir ırksal önyargı yoktu. Memurlar uygun şekilde davrandı ve kreşe ırk ayrımcılığı nedeniyle hiçbir işlem yapılmayacak.”
İşte sistemler kendini böyle koruyor, gerçeği aramakla değil, zararı inkar etmekle.
Neden Destek Topluyoruz?
Bu tür davalar nadir ve mücadele etmek son derece zor. Avukatlarımız bize şöyle dedi:
“Bu zaman, cesaret ve ciddi mali destek gerektirecek.”
Destek topluyoruz çünkü:
  • Hukuki işlem başlatıp bu ayrımcılığı ortaya çıkarmak,
  • Kızımız ve bizim için travma terapisine erişmek,
  • Çalışamayacağım dönemde temel yaşam giderlerimizi karşılamak,
  • Restoran işletmemizin kaybını telafi etmek,
  • Güvenli bir yere taşınıp iyileşmeye başlamak istiyoruz.
Lütfen Bize Adalet Arayışımızda Yardımcı Olun
Bu bir hata değildi. Bu, ırkçı profilleme, İslamofobi ve kreşten gözaltına, şikayete kadar süren bir ayrımcılık zinciriydi.
Lütfen sadece bizim için değil, bir sonraki hedef olabilecek tüm kahverengi tenli, Müslüman ya da ayrımcılığa uğrayan aileler için de mücadelemize destek olun.
Lütfen paylaşın, bağışta bulunun ya da bizim için dua edin. Sizin desteğiniz bizim için her şey demek.
– Rahel


İngilizcesi:


Racially Profiled, Wrongfully Arrested, Silenced: A Muslim Family’s Fight for Justice

My name is Rahel. I’m a father, a husband, and a self-employed man who has always worked hard to support my family and serve my community. For over a decade, I’ve been a trustee of a Muslim community charity, supporting those in need.

But on 20th March 2025, during Ramadan, and just one week before my daughter’s first birthday, our lives were torn apart. We were wrongfully arrested, humiliated, and traumatised, not because of anything we did, but because of our faith, our skin colour, and the clothing we wore.

That morning, we dropped off our daughter at nursery like usual. We were wearing our traditional Islamic attire, as we often do in Ramadan. Our daughter was happy, playful, and completely well.

When I returned to collect her at 6pm, I stood knocking on the door for over 20 minutes. I was fasting, with iftar just moments away, and my wife and sister-in-law were waiting for me at home to break our fast together.

Then a police officer approached me and, without any proper explanation, said:

“The nursery believes you’ve committed FGM on your daughter. You’re under arrest.”

No medical professional had assessed her. No investigation had begun. No questions were asked. Just an accusation, because I’m a brown Muslim man. I asked how this could be possible, and the officer replied:

“They checked her inside. A part of her is missing. It can only be from FGM.”

Everything that followed made it clear — this was racial profiling, from the nursery to the arresting officers.

They didn’t see a father. They saw a Muslim man in religious dress during Ramadan and decided I must be guilty.
There was no concern, no hesitation — just suspicion based on race and religion.

Denied Water, Denied Rights — While Fasting

At the station, I explained I hadn’t had water all day. I begged them to let me break my fast with just a sip before we left. They refused.

At the custody desk, I asked again. The officer told me:

“You can appreciate why, given the nature of your crime, we didn’t give you any.”

I sat in a cold, unfamiliar cell, fasting, devastated — denied the dignity to even drink water. I’d never been arrested in my life. I’d always believed in the system. But now, I was being treated like a criminal simply for being a Muslim father.

In the cell, I thought: At least my wife will be with our daughter. At least she won’t be alone. But then they told me:

“Your wife and sister-in-law have also been arrested.”

That broke me.

Our baby, just days away from turning one, was left alone with strangers, the very people who had falsely accused us. She had no idea where her parents were. She had never been away from us like that.

Then came the nightmares in my head:
What if the nursery did something to her? What if they’re blaming us to cover it up? What if they’re the ones that hurt her?

We trusted them. Now, we feared them. And no one was protecting us, only protecting themselves.

Released, With No Apology and No Answers, we just vanished for nearly full day, We were held for 18 hours without interview, food, or information.

The next day, we were told we’d be released — but only if we signed bail conditions allowing the police to examine our daughter. We signed. We had no choice. We just wanted her back.

At 2pm, someone came to our home and said:
  • Our daughter would be returned
  • All accusations were dropped
  • We were no longer under investigation
No apology.
No accountability.
No justice.

Through subject access request we find the doctors who examined her states that the baby is perfectly healthy and not a sign of any harm nor there is anything in her private part that would indicate any FGM or any form of harm was done to her. Perfectly healthy baby and should be returned to her parents.

Anyone who knows our daughter will tell you, she was a beam of light. She would say “hiya” to complete strangers on the street. She made people smile everywhere she went.
I used to show videos of her on my phone to friends full of joy, waving, laughing. She had that pure, innocent energy that lights up a room.

Now, she’s scared. She won’t go near anyone outside our home. She won’t let us out of her sight.

We had planned a big celebration for her first birthday — a day we’d waited for, invited family and friends to, decorated and prepared for.

After the trauma we went through… we cancelled it.

We couldn’t celebrate with joy while carrying the pain of what was done to our family. That memory was stolen from us, and from her.

My wife has been diagnosed with PTSD. She can’t sleep without our child beside her. She’s afraid to be alone.

I too have PTSD. I live with the flashbacks, the arrest, the cell, the moment I realised our baby was alone, I hesitate to tell my story to love one because I didn't want to relive it over and over again, but we must fight so this doesn't happen to another baby or family like ours.

I had to stop working to care for them both. As a self-employed man, I don’t get paid leave. We’re surviving off savings, family help, and faith.

Just months before all of this, I launched a new restaurant business. It was my dream, something I poured my heart and resources into.

Now, I may have to walk away from it. My family needs me. But it will be a painful financial loss on top of everything else.

We are about to be leaving our town, not by choice, but because we were targeted for our identity and left completely unprotected.
  • The nursery profiled us
  • The police arrested us without question
  • The custody officers dehumanised us
  • The investigators denied our complaints
  • And all of them have walked away without consequence
We can no longer afford rent, and we no longer feel safe here, area I grew up in wanted to take my child to see all the childhood memories.

We submitted a formal complaint. We needed answers. We wanted justice.

The response?

“There was no racial bias. Officers acted appropriately and they will not take any action against nursery for racial discrimination.”

That’s how systems protect themselves, not by seeking truth, but by denying harm.

Why We’re Raising Funds

This type of case is rare and extremely difficult to fight. Solicitors have told us:
“It’s going to take time, courage, and a lot of financial support.”

We are raising funds to:
  • Take legal action and expose this discrimination
  • Access trauma therapy for our daughter and ourselves
  • Cover basic living costs while I can’t work
  • Recover the loss of our restaurant business
  • Relocate and begin healing in safety
Please Help Us Seek Justice

This wasn’t a mistake. This was racial profiling, Islamophobia, and a chain of discrimination from nursery to custody to complaint.

Please help us fight back not just for us, but for every brown, Muslim, or marginalised family who could be next.

Please share, donate, or say a prayer for us. It would mean the world to us.
– Rahel