1990da ortaokula başladıktan sonra asosyal bir hayat yaşamaya başladım. Zaman geçtikçe daha da asosyal hale geldim. Artık geldiğim son noktada mecburiyet yoksa kimseyle görüşmüyorum. Hatta artık bayramlaşmalara biel katılmıyorum.
Şundan eminim ki beni tanıyanların en az %80i beni psikolojik sorunlu olarak görüyor. Peki ben neler görüyorum anlatayım:
Toplumda inanılmaz bir ikiyüzlülük var. her türlü pislik düşünceyi taşıyanlar, her türlü pisliği yapanlar yerine göre rol değiştirip hiç utanmadan hiç sıkılmadan yaşıyorlar. Bu yüzsüzlük daha fazla cesaret ve özgüven verdiği için de heryerde başarıları artıyor.
Toplumdaki bu sefilliği anlamak da anlatmak da çok zor.
Toplumun bütünü kemalist milliyetçi solcu ve dindar olmak üzere dört ana ideolojik akım üzerinde dağılım yapıyor. Bireylerin çoğu kendi akımını üstün görüyor. Ancak ahlaksızlık kural tanımazlık kadın düşmanlığı gibi konularda hiçbir ideolojinin diğerinden bir farkı kalmıyor.
***
Hiç beklemediğimiz bir şey ise eğitimli entellektüel elit takılan kesimlerde görülen kadın düşmanlığı. Erlik Yılmaz güney videosunda yılmaz güneyin kadın düşmanlığı şaşırtıcı.
Toplumun avam tabakasında gördüğümüz kadına şiddet yılmaz güneyin hayatında eksiği yok fazlası var şeklinde var:
https://www.youtube.com/watch?v=MWg3...nel=ERL%C4%B0K
***
Çıtayı biraz daha yükseltirsek farklı toplumlarda yaşanan mahalle ikyüzlülüğü olayını Malena (2000) filminde de görüyoruz.
Selam olsun,
Maalesef kadına şiddette eğitim, kültür ya da ideoloji sadece ufak tefek farklardan ibaret.
Kadın söz konusu olduğunda anlamsız bir bağnazlık söz konusu oluyor.
Güzel yazmışsınız konu her ne kadar kötü bir konu olsa bile güzel dile getirmişsiniz.