Tevessül ve istiğase (yardım dileme) konusunda, özellikle vefat etmiş kişilerle tevessülün caiz olmadığını savunan alimler, bu görüşlerini sahih delillere ve sahabe uygulamalarına dayandırır. Vefat etmiş kişilerle tevessülün, şirk riski taşıyabileceği ve sahih delillerle desteklenmediği için bidat olduğu kanaatindedirler. Vefat etmiş kişilerle tevessülün, onların Allah katında bir otoriteye sahip olduğu algısına yol açabileceğini ve tevhidi zedeleyebileceğidir. Sahabe döneminde vefat etmişlerle tevessül örnekleri sınırlıdır ve zayıf rivayetlere dayanır. İnsan için ancak kendi çalıştığının karşılığı vardır. (Necm, 53:39). Bu ayet, Allahtan doğrudan istemeyi ve kişinin kendi salih amellerine dayanmasını vurgular. Dua ibadettir. (Tirmizî, Daavât, 1). Dua yalnızca Allaha yönelmelidir; vefat etmiş kişilerle tevessül, ibadetin Allahtan başkasına yönelmesi riski taşır. Vefat etmişlerle tevessül ve istiğase, şirk riski ve sahih delillerin eksikliği nedeniyle caiz görülmez. Allahtan doğrudan istemeli, tevessül ise Allahın isimleri, sıfatları veya hayatta olan salih bir kimseden dua talep etme ile sınırlı tutulmalıdır. Bu sebeple Hanefi mezhebinin imamı Ebu Hanife caiz görmemiştir. Bu sadece bir görüştür. Dinin farz cihetindeki bir emri de değildir.
Son söz olarak şunu söylemek istiyorum; Hakiki Kudret ve hayat sahibi Allah Teala hazretleridir. Bir peygamberi, salih zatı araya koyarak onun hatırına Allahtan birşey istemek konusunda o kişinin diri veya vefat etmiş olması arasında zerrece fark yoktur çünkü hakiki asıl kudret sahibi Allah'tır. Yani Allahtan birşey isterken Ya rabbi şu güzel hayırlı kulunun hatırına ver dediğimizde o kişi diri ise yine onda bir kudret yoktur ki. Yani çok takılmışsınız ölü veya diri kavramına. Zaten tasavvuf erbabı böyle izah etmiştir bunu. Yani siz dua ediyorsunuz Rabbim şu zatın hürmetine bana bunu ihsan buyurunuz diye. Allah da verdi diyelim peki o kişinin diri yaşıyor olması ile ölmüş olması arasında ne fark var. Ölünce o zatın değeri mi düşüyor. Çoğu zaman hiçbirimizin haberi dahi olmayan birşey mesela ben dua ederken desem ki; Rabbim benim komşum çok hayırlı bir insan onun hatırına şunu ver bak haberi dahi olmadı yani gücü kudreti olsa dahi haberi yok. Hasılı kelam kudret ve yaratma sadece ve sadece Has tek Allaha aittir. Bir kimseyi ölü veya diri ayırmak, diriye güç isnat etmektir ki asıl şirk budur vesselam