Benim ve 3 arkadaşımın hep beraber 4 telefonumuz, başka bir şehirde tatildeyken çalınmıştı ve haftalar sonra telefoncuya satmış olacaklar ki açık görüp konumdan bulduğum hâlde hiçbir şey yapılmamıştı, savcının emri olmadan gidemeyiz demişti polisler. Biz de tatilden dönüp memleketimizde olduğumuz için kendimiz bir şey yapamadık hâliyle. Hatta polise, şimdi oraya gelip 155'i ararsam napacaksınız dediğimde dalga geçer gibi "o zaman geliriz" demişlerdi. Sonucunda da hâliyle hiçbir şey yapılmadı ve kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi. KYOK'a itiraz olarak kendim avukatsız masrafsız internetten bakarak bir dilekçe yazdım; konum ve kişiler belli olduğu hâlde hiçbir işlem yapmadığı için kararı veren o kağıdın altındaki savcı ünvanı kullanan isim soyisimi de dahil ederek itirazımla beraber ondan ve kendi imkânlarımla suçluları bulduğum hâlde işlem yapmayan karakoldan da şikâyetçi oldum. 1 hafta sonra kendi şehrimde evimin yakınlarındaki bir karakoldan aradılar ve telefonunuzu bulmuşlar, bize gönderildi, gelin alın dediler. Dava falan da işleme koyulmamış olacak ki, 4 sene geçtiği hâlde hiçbir resmi işlem dava vesaire yok. Yani benim dilekçeyi yok edip, susayım diye telefonumu göndermişler diyebiliriz. Karara itiraz etmeyen 3 arkadaşımın telefonları hâlâ ortada yok. Velhasıl buradan şu sonuca ulaşabilirsiniz, adamlar telefon hırsızlarıyla danışıklı dövüşüyor, polislerle mi işbirliği yapmayacaklar. (: Bu yaptığım her hâkime savcıya yapılır mı, sonucu ne olur hiçbir fikrim yok, ama benim başıma gelen bu sonucu da böyle.