AFNaNTiK adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Aydınlatma için teşekkür ederim hocam, şahsen zerre bilgim yoktu, aklıma dahi gelmiyordu, ciddi ciddi büyük şehirler de yaşamak, başka İl'ler de hayat yokmuşcasına bir etki bırakıyor sanırım üzerimizde, sanki büyük şehirler dışında hiç bir yer de yaşam olamazmış gibi, sizin bu yanıtlarınız ile ufkum hakikaten açıldı, aydınlandım, uyandım diyebilirim.

Teşekkürler.
Selam olsun,

İstanbul'da yaşarken o ufuk bende de yoktu.
Nasıl olur? yerleşik düzen var, çevre var, iş var vs. vs.

Yani sadece maddi açılardan yazdım sizin için işin manevi tarafını yazmak isterim zira sizin yazdıklarınıza, yorumlarınıza değer veririm.
İstanbul'da lanet bir adam değildim ama akşam olduğunda eşim hadi sinemaya gidelim dediğinde offfff çekerdim.
Göktürk'ten Bakırköy'e gideceğim, geleceğim 3 saat. Park yeri ara.
Koştur koştur git bir araçlık yer görünce slapsssss yapıştır.

Şimdi bakıyorum eşim bir yere gidelim dediğinde yüzüm gülüyor hadi gidelim diyorum.
Yani akşam olunca evden çıkmak istememekle, istemek bir insanı ve ailesini nasıl etkiliyor inanın sadece bunu bile anlatamam.
Trafik sorunu yok, park yeri sorunu yok, yeşil ışık yandığında korna sesi yok, markette acele hadi hadi diye bile demeden otomatikman sakinlik içinde bekliyorsunuz.
İstanbul'da markette önümdeki kişi kartında limit sorunu olduğunda öf puf der ben şunları ödeyeyim siz halledersiniz derdim çünkü eve gitmek için 1 saatten fazla trafikte olacağım acelem var, tahammülüm yoktu.
Buralarda ise böyle bir durum olduğunda önemli değil siz işleminizi halledin diyorum çünkü vakit problemim yok.

Yani manevi olarak inanın onlarca şeyi detaylıca yazabilirim ama sadece bu örnek bile o kadar önemli ki...
O sakinlik, dinginlik sadece sizin değil birlikte yaşadığınız ailenizi bile o kadar olumlu etkiliyor ki anlat anlat bitiremem.
Mesela hafta sonu patara plajına gittik girişte para ödüyorsunuz o sırada eşiyle tartışan, diğer insanlarla tartışan ya da öndeki arkadaki araçla tartışan insanları görünce gülüyorsunuz.
Kesin İstanbullu, Ankaralı ya da İzmirli diyorsunuz.
O acele etme, vakit kaybetmeme, hızlı hareket etme otomatikman yerleşiyor farkında değiller.
Hayatın, anın keyfini almak değil en hızlı şekilde hedefe ulaşmak üzerine yaşıyorlar, yaşadık.

Yani işin maddi boyutu elbette önemli ama sadece maddiyat değil manevi olarak tatminde çok önemli.
Bir defa yaşıyoruz ve bu ömrü nefes nefese koştur koştur yaşamak gibi sakin mutlu daha keyifli yaşamakta mümkün.
Ben yaptım başardım, siz başaramıyorsunuz kafasında üsten bakan bir şekilde yazmıyorum aksine herkes yapabilir benim yapmam 36 yaşımda oldu. Çok başarılı ya da çok erken bir dönem değil yani.
Sadece şunu fark ettim ve insanların fark etmesi için yazıyorum öyle kendimce.
İstanbul'daki kadar para kazanmaya gerek var mı?
İçindeyken anlamıyor insan nasıl ömrünü tükettiğini ama dışarı çıkınca bunca zaman neden bekledim diyor genelde.
Ne gerek vardı gidere giden o kadar para kazanmaya?