Selamlar hocam, kendini emekli etmiş olman ve sistemini kurmuş olman gerçekten takdir edilesi. Allah daha çok versin.
Ama şu söylediklerin bana biraz hayat pahalı değil, sen yanlış yaşıyorsun gibi geldi. Halbuki mesele bu kadar basit değil.
Asgari ücretle çalışan biri için İstanbuldan kalkıp Ege'de bir yere taşınmak öyle hadi kalk gidelim denilecek kadar kolay değil.
İstanbuldaki evini satsın desen evi yok, arabası yok. Kira kontratı, çocuğun okulu, yaşlı anne babası, iş yerinden ayrılma süreci, taşınma masrafları, yeni yerde iş bulma süreci
Bunların hepsi ciddi engeller. Sen 7 yıl önce sistemi kurmuşsun, bugünün şartları çok daha ağır, ekonomik koşullarıyla kıyaslandığında o zamanın alım gücü çok daha farklıydı.
Bugün insanlar marketten çıkan fişe bakarak depresyona giriyor.
Yani mesele sadece mekan değiştirmek değil, sistemin herkese adil fırsatlar sunması.
Yoksa Ege sahilleri de artık sadece yazlıkçılara, yabancılara ve dolar geliri olanlara kalıyor.
Senin önerdiğin şey mantıklı olabilir, ama bunu herkesin yapabilmesi için imkan, destek, istihdam garantisi olması gerekir.
Yine de fikrin için teşekkürler belki bir arkadaşın aklına yatar.
Selam olsun,
Öyle anlaşıldıysam düzelteyim.
Elbette olay her şey çok güzel siz yapamıyorsunuz değil.
Biz yetişkinler "değiştirebileceğimiz" konuları baz alıp çözümler üretmeliyiz.
Ülkemizdeki ekonomik adaletsizliği benim ya da sizin birey olarak düzeltme imkanımız olmadığından işin o kısmını hiç yazmadım. Elbette işin o kısmı temel çözüm modelidir ama o sizin, benim yapabileceğimiz bir şey değil o nedenle işin o kısmını hiç yazmadım.
Yazdığınızda katılmadığım kısım ise ege ya da akdenize yerleşmenin o kadar kolay değil kısmıdır.
Evet, maddi bir kaygım yok ve çok rahat geldim yerleştim lakin tırnaklarıyla kazımış biri olarak bu serüveni asgari ücret alsam yapabilir miydim diye hesaplayıp düşündüm.
Gözünüzde büyüttüğünüz kadar zor değil, bunu sadece yapanlar bilir.
Şöyle izah edeyim.
Aylık iki asgari ücret girdiğinde 45.000 TL gibi bir rakam yapar.
Artık ilçelerin okulları, istanbuldaki okullardan çok daha alana sahip, etkinliğe sahip okullar haline gelmiştir.
Ev kiraları dediğim gibi dükkanın üstündeki ev dubleks + teraslı ve fethiyeye 20 km mesafede merkezi bir alanda kirası 12.000 TL.
Merkeziden kasıt, okul, hastane, migros, cafe ve yemek alanlarına yürüyerek 2 3 dakika. En yakın sahile araba ile 15 dakika.
Şimdi iş sadece kira değil.
Böyle bir yerde yaşadığınızda her yer yakın olduğundan ve trafik olmadığından daha çok yaşama vaktiniz oluyor, arabanız varsa daha az yakıt tüketiyorsunuz.
Tatil masrafınız sıfır oluyor çünkü zaten tatil beldesindesiniz. Pazarı bile aylık masrafınızı yarıya düşürür. İlçelerdeki pazarlarda köylü pazar alanı olur büyükşehirlerde böyle şeyler yok.
En güzel sebze, meyveleri normal pazar fiyatının yarıya yakın rakamına alıyorsunuz.
Elbette sadece bunlar değil.
Ben büyükbaş besleyen komşulardan sütümü, tereyağımı...
Keçi besleyen komşulardan keçi peynirimi market fiyatlarının yarısına alıyorum ve çok daha doğal, lezzetli.
Zeytinyağının litresini 150 200 TL den alıyorum keza zeytini.
Büyükşehirlerde aile ile bir aktivite yaparken otoparktan tutun, her yapacağınız şey para.
Buralarda ise deniz, sahil, piknik alanları, doğa hepsi bedava.
Çocuğunuzu, eşinizi alıp gün içinde sıfır maliyetle günü eğlenceli ve mutlu geçirebiliyorsuuz.
Trafik, korna, park yeri, koştur koştur süratle yaşamanız gerekmiyor.
Yani farkındayım bende İstanbuldan giderken aynı kaygı ve endişeleri yaşadım.
İş var, düzen var, kontratlar var, şu var bu var.
E tamam da birde geçip giden bir ömür var.
Beton arasında, trafik ve egzoz dumanları arasında kutu gibi manzarası olmayan, sahili olmayan, doğası olmayan hatta sokak arası bile parayla park edebildiğin bir yerde ömrü sıkıştırmak tek seçenek değil.
Keşke ülkemizin ekonomisini ben düzeltsem ya da siz düzeltseniz de temel bir çözüm olsa.
Ben ülkemin ekonomisini düzeltmesini umarak ömrümü geçirmek istemedim ve radikal gözüken bir karar aldım.
Buraya geldikten sonra daha net görüyorsunuz.
Burada eğitimsiz, bilgisiz bu kadar insan yıllardır benim İstanbulda yaşadığım hayattan daha kral bir hayat yaşamış diyorsunuz.
Elbette büyükşehirlerin temposunu, yoğunluğunu seven orada daha mutlu olan insanlar vardır.
Sadece şehir değişiklikleri inanın ki sanıldığı kadar büyük olaylar değil.