eşi ve kendi çalışan insanlar.
geleceği değil günü düşünen bireyler geçiniyor.
ayrıca enseyi karartmaya çok gerek olmadığını düşünüyorum. dünya değişiyor. bu değişime hep beraber ayak uyduracağız. yapay zeka ise oraya yatırım yapacağız.
evet, her şey çok pahalı. sabah kahvaltısı bile dünya para.
öğlen yemeği keza.
işveren de işçi de aynı problemleri yaşıyor.
akşam alkollü bi mekan kişi başı 2.500 tl yazıyor.
4 kişi 10k gibi paralar.
ailecek alkolsüz pide yedim desen 2k.
sonuç olarak herkes hakkını istiyor bence. pideci de alkollü mekan sahibi de. iş nereye evriliyorsa ona göre hareket etmek lazım diye düşünüyorum. ben geleceği yapay zekayı iyi kullanmakta görüyorum. buraya odaklanmakta fayda var.
çok pahalı değil, 2 gün dışarda yemek yemeyince tüm yapay zekalar alınıyor. 60 makinası olan fabrikatör 7 personel ile çalışıyor.
çok fazla beden gücü isteyen bir sektör olmadıkça işler zorlaşacak gibi.
bizi aşan bazı şeyler var ama genç olsam : n8n, make gibi yapay zekaları kesin olarak kullanmayı öğrenirdim. bizim gerçekten öğrenme zamanımız yok.
Kardeşim söylediklerinin çoğuna katılıyorum, hele ekonomik gerçeklik konusunda. Ama bence bu tabloyu sadece “dünya değişiyor” diye açıklamak biraz fazla yüzeysel olur.
Evet, dünya değişiyor ama Türkiye’de asıl sorun bu değişime adil, eşit ve hukuk temelli bir şekilde ayak uydurulamıyor olması.
Bir ülkede hem işverenin hem işçinin aynı anda bu kadar sıkıntıda olması sistemsel bir arızaya işarettir. Ve biz bu arızayı "herkes hakkını istiyor" diyerek geçiştiremeyiz.
Sorun, gelirin adil dağılmaması, vergilerin adaletsizliği, fırsat eşitsizliği ve liyakat sisteminin çökmüş olması. Bir pideye 2.000 TL veriyorsan, bu sadece enflasyon değil, politik tercihlerin ve ekonomik yönetimsizliğin sonucu.
Eğitim sistemi çökmüş, gençler KYK borçlarıyla boğuşurken, fırsatları kimlere sunduğumuzu iyi düşünmek gerek. Bu ülkeye adalet, özgürlük ve fırsat eşitliği lazım. Yoksa her şey zengine, imkana ulaşabilene hizmet eder; diğerleri yine geride kalır.
Bizim derdimiz günü kurtarmak değil, geleceği herkes için eşit şekilde kurmak. Ve bu da ancak adaletle, hukukla, gerçek demokrasiyle olur.
Yani enseyi karartmak yok, doğru. Ama gerçekleri de halının altına süpürmeden konuşmak şart. Çözüm; bilinçli yurttaş olmak, sorgulamak ve hakkını aramak.
Teşekkürler.