Öncelikle elime geçen tüm dini metinleri türkçe olarak okudum. Tüm dinlere dair, sonra dediğim gibi mezheplerin olması, tarikatların olması son derece mantıksız geldi. İslamiyet öncesi dini inanışları da inceledim özellikle sümer dini, yahudilik, şamanizm gibi ve dediğim gibi türkiyede uygulanan islamiyet arap coğrafyası ile farkları var. türkiyedeki biraz karma melez bir inanç hıdrelez kutlanıyor ki bu şamanizm ile alakalı, bir çok uygulama da şamanizm inancında var ve sonrasında islami motifler kazanmış. Erkeklerde sünnet olma mesela yahudilikten geçmiş, tüm dinlerdeki kapanma sümer inanından geçmiş ve zamanla uygulaması değişmiş.
Astronomiye çok meraklıyımdır ve evrenin büyüklüğü konusundaki belgesellerde biz daha samanyolunun sınırlarını bilemiyorken trilyonlarda galaksi içinde bilmem kaç trilyon medeniyet varken bir toz zerresi üstünde yaşayan istilacı bir memeli türüyüz. Buna ilave olarak bilinen dini kayıtlara göre en geri ( ki geri mi bilemiyoruz ) millattan önce 6000 e kadar gidilebiliyor fakat göbeklitepede 12000 yıl öncesine gidilmiş ve hiç bir dini metinde olmayan şeyler var ve çok daha eski kayıtlar var. Hz İsa konusu ise hint mitolojisinde var, mısır mitolojisinde var, aztek mitolojisinde var. Bu kadar araştırma yaptıktan sonra şu kanıya vardım.
Dinler ya da dini metinler o zaman şu anki teknoloji olmadığı için bir metin ya da hikaye yazılırken Google da arama yaparken bunu mu demek istemiştin diyecek bir mekanizma olmadığı için yazılmış ve kabul görmüş. Bunda tabii eski medeniyetlerin savaşlar yaparken ilk önce kütüphaneleri talan edip imha etmelerinin de etkisi olabilir.
Kendimin farkına vardım varalı hiç bir zaman dindar biri olmadım ve hep sorguladım. Kendimi ifade etme ve inancımı değiştirdikten sonra içimdeki anlamını aradığım huzuru bulduğuma inanıyorum. Her görüşe her zaman saygılı oldum sonuçta dünyada 3000den fazla dini inanış ve uygulama var.