Göçmen politikaları hakkında çok fazla bilgim yok ama bu konuda başarılı olmuş ülkeler var. Geçmişte de günümüzde de bunu başaran örnekler gördük. Ancak dediğin gibi, bir ülkede yozlaşma başladığında sistem de zamanla bozuluyor.
Mesela Osmanlı Devleti'ni düşün. İçinde 40tan fazla millet barındırıyordu ama bu sistem, insanlar yozlaşana kadar gayet iyi işliyordu. Ne zaman ki değerler çökmeye başladı, her şey altüst oldu. Bu tarz çöküşlerin yaşanmaması için milli bilincin oluşması şart. Ve bu bilinç sadece "yere çöp atma", "arkadaşının saçını çekme" gibi basit uyarılarla olmaz. Bu bilinç, bir din gibi içselleştirilmelidir. İnsanlar bunu gerçekten kalpten benimsemeli.
Bugün başarıyı yakalamış ülkelere baktığımızda,eğitim sistemleri harika.
Osmanlıda ahlakın çok iyi işlediği siyasi bir hayaldir kardeşim.
Bu ülke Osmanlının devamıdır, dini de ahlakı da insanı da Osmanlının devamıdır.
Osmanlıda'da da her zaman ahlaksızlar ve ahlaksızlıklar hiç de az değildi.
Rüşvet, torpil, adam kayırma, liyakatsizlik, fuhuş, uyuşturucu, eşcinsellik, vergi kaçırma hepsi Osmanlı'da çok yaygın.
Uzun uzun anlatmayacağım alıntılar yapacağım.
Osmanlı'nın en güçlü olduğu dönemde 500 sene önce Fuzuli Şikayetnamesinde "Selam verdim rüşvet değildir deyü almadılar." yazmış.
Bugünkü dizilere ahlaksızlık diyenler çok ahlaklı dediğimiz Osmanlıda İbşir Mustafa Paşa, Varvar Ali Paşa ve Sultan İbrahim arasındaki kadın mevzusunu hiç hatırlamak istemiyorlar.
Ahmet Cevdet Paşa, 2. Abdülhamit'e yazdığı Maruzat'ta OSmanlı erkeklerin yozlaşmasını anlatırken aynen şunları söylüyor:
"Kadın düşkünleri çoğaldı, delikanlı meraklıları azaldı. Oğlancılık sanki yere battı. İstanbulda eskiden beri delikanlılara karşı olan aşk ve ilgi kızlara yöneldi. "
Uyuşturucu ot madde kullanımı çok yaygın ve 4. Murat dışında hiç bir padişah yasaklamamış.
Fazlası var eksiği yok.
Osmanlı'nın süper olduğu Türkiye'de ahlakın çöktüğü maalesef siyasi bir slogandır.
Osmanlı'da da ekonomi iyiyken işler yolundayken daha ahlaklı ekonomi bozulduğunda daha ahlaksız bir hayat sürülürdü.
Bu coğrafyada, her devirde, ahlaksızlar, ahlaklılara genelde galip geldiler.
Bir ülkede halkın çoğunun refah düzeyi yüksekse kimsenin kapısını kilitlemesi bile gerekmez.
Ekonomisi kötü giden ülkelerde namaza dururken aklın yeni ayakkabılarında kalır birileri camiden çalar mı diye.