ne size öğretilmedi ve sizi üzdü hocam bu kadar? zamanı olmayan arkadaşlar için linke tıklamadan içerik:
senin silahın varsa, benim de silahım varsa, o zaman kanunları konuşabiliriz.
Eğer sen bıçak tutuyorsan, ben de bıçak tutuyorsam, o zaman yönetmelik ve kurallar hakkında konuşabiliriz.
Sen eli boş gelsen, ben de eli boş gelsem, edep ve ahlak hakkında konuşabiliriz.
Ama senin silahın varsa, benim de sadece bıçağım varsa, gerçek senin elinde olacak.
Eğer senin silahın varsa, ve ben bir hiçsem, tuttuğun sadece bir silah değil, benim hayatımın ta kendisidir.
Yasalar, yönetmelik, kural, görgü, ahlak gibi kavramlar, sadece eşitlik üzerine kurulu olduğunda anlamlı olur.
Bir grubun veya iktidarın üstünlüğünde, gerçeklikten veya doğruluktan bahsedilemez.
Elinde silah olanlar, kuralları koyanlardır, Kuralları koyanlar genellikle onları çiğneyenlerdir, çünkü bu kurallar zayıflar için zincirlerden, güçlülerin zayıfları ezmek için elinde tuttuğu araçlardan başka bir şey değildir.
Dünyanın birçok yerinde geçerli olan kural maalesef bu.
Farklı yorumlara yanlış anlaşılmalara müsait bir cümle. Ancak ben şöyle anlatayım:
basit bir tarfik kazasında bile karşınızdaki kişi mafya vs ise, haklı olsanız dahi sizi haksız duruma düşürebilirler. Orada bulunan güvenlik yetkilileri SORUN ÇIKMAMASI İÇİN sizi YÖNLENDİREBİLİR.
Bizzat duyduğum iki farklı olay sonrasında küçük bir kasabada bile böyle şeylerin yaşanabildiğini anlamış oldum.
Yarın bir gün siz de haklı olduğunuz halde mağdur olur ve adalet arayıp da bulamazsanız bu konuyu açıp tekrar okuyun derim.
Anlamanız gereken şey budur.
Elinde silah olanlar, kuralları koyanlardır, Kuralları koyanlar genellikle onları çiğneyenlerdir, çünkü bu kurallar zayıflar için zincirlerden, güçlülerin zayıfları ezmek için elinde tuttuğu araçlardan başka bir şey değildir.