Hocam ben Ankara Oran'da yaptım askerliğimi. Er'dim. Sene 2000'ler. Tam yerimi görevimi söylemeyeyim ama, muhteşem bir askerlik yaptım. Bulunduğumuz yer sivil personelin lojmanları olan bir yer olduğundan elimizin altında sürekli 2 süpermarket, pastane, tavuk çevirme, pideci vs vardı. Kuru temizlemeden, berbere her ihtiyacımızı karşılayabiliyoduk. Askere çıkan yemekler dışarıdan geliyordu, şöyle söyleyeyim ilk teslim olduğum gün tabldot tepsisine bir kepçe domates çorbası koyan personel, rende kaşarını yandan alabilirsin demişti. Kadayıfından, nar eksili salatasına, orman kebabından, rostosuna süper yemekler geliyordu. Öğlenden sonra pideci devrelerimi ziyaret edip kavumalı kaşarlıyı yiyor, Gece devrelerimden pastacıları ziyaret edip taze çıkan baklavalardan yiyordum, Ben de kilit bir noktada yazıcıydım, elbette bende onlar için elimden geleni yapıyordum. Çalıştığım kaloriferli odamda bilgisayarım, TV'um ve mini buzdolabım vardı. Evet çok çalışıyordum. Bir kaza geçirdim, tırnağımı söktüler, 20 gün eve göndermeye çalıştılar, işim aksamasın diye gitmedim, gecenin ikisinde nöbetçi subay odaya daldı parmaklarımdan akan kan klavyeyi kaplamış beni çalışırken yakaladı. Ama dediğim gibi imkanlar çok iyiydi. Askerlik tabi her ne olursa olsun, sabah 6 da kalk, traşını ol. Görevinin başına git. Ama bulunduğum konum dolayısı ile ne nöbet vardı, ne çok fazla karışanım. Bir de askere gittiğimde 24 yaşındaydım.

Bir gün çarşı iznindeyken AVM'de sinemaya gitmeden önce yemek yiyecekken bir masada "ruh gibi oturan" boş boş bakan birisini gördüm, tanıdık geldi, bir baktım İstanbul'dan ara sıra görüştüğüm bir arkadaşımdı. İstanbul'da o gece kulübü senin, bu eğlence benim gezen, hali vakti son derece yerinde hayat dolu birisiydi. Bu arada çok ünlü ve sözü geçen birisinin de yeğeni. Neyse hal hatır sorayım dedim, tutuk konuşuyor, kafa gitmiş, zayıflayıp incecik olmuş, gözler donuk. Ne yapıyorsun burada hayırdır falan dedim, "Mamak'da piyade er'im" dedi.

Aradan 20 sene geçmiş, umarım her şey daha iyiye gitmiştir. Ancak nerede kalabalık orada işler kötüye gitmeye başlıyor.