Özetle:
Yazar, Batı medeniyetlerinin (özellikle Avrupa ve ABD) tarih boyunca sadece fiziksel değil, zihinsel sömürüyle de insanları kontrol altına aldığını savunuyor. Bu kontrol, eğitim sistemleri ve kültürel propaganda aracılığıyla insanların Batının bilim ve medeniyetin merkezi olduğu fikrine inandırılmasıyla gerçekleşiyor.
Ancak arkeolojik ve tarihsel bulguların, antik uygarlıkların binlerce yıl önce ileri bilimsel ve teknolojik bilgilere sahip olduğunu gösterdiği belirtiliyor. Sanayi Devriminin de Batının kendi başarısı değil, daha önce istila ettikleri medeniyetlerden çaldıkları bilgi ve belgeler sayesinde gerçekleştiği öne sürülüyor.
Newton, Arşimet, Graham Bell ve Edison gibi isimlerin başarı hikayeleri sorgulanıyor, bunların ardında sansürlenmiş gerçekler, fırsatçılıklar ve hak gaspları olabileceği iddia ediliyor.
Son olarak, Türkiyedeki eğitim sisteminde yabancı dile ve Batıya duyulan hayranlığın, toplumun bilinçaltına yerleştirilmiş bir aşağılık kompleksi yarattığı ve bunun da sorgulanması gerektiği ifade ediliyor.
Genel tema: Batı merkezli bilim anlatısının sorgulanması, zihinsel sömürüye dikkat çekme ve tarihi başarıların ardındaki gizli gerçeklerin ortaya çıkarılması gerektiği.