Gözler, sessizliğin tercümanıdır. Dudaklar kelimelere sığınırken, onlar dipsiz bir deniz gibi taşırır içinde ne varsa
Korkuyu bir bakışın titreyişine, sevdayı kirpiklerin gölgesine sığdıran bir dilbilimcidir gözler. Yalan söyleyemezler; çünkü her damlası, ruhun kendi mürekkebiyle yazar.
Bazen bir fırtınadır bakışlar: Çatık kaşlarda gizlenen öfke, genişleyen bir pupillada patlar. Bazen de bir ilkbahar meltemi
Göz ucuyla dokunuş, gülümsemenin söyleyemediği seni seviyorumu haykırır. İnsan, en çok gözlerinde çıplaktır; kırılganlığını süsleyecek kelimeleri yoktur.
Belki de gerçek iletişim, sesler susunca başlar. Gözler, birbirine değdiğinde iki kalp arasına kurulmuş köprüdür. Sessizce bağırırlar: Ben buradayım. Görüyorum. Anlıyorum. Ve dünya, dudakların sustuğu yerde, gözlerin çoğalttığı o sessiz çığlıklarla döner