CanBarkod adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bir taksi çağırma uygulaması geliştirdin. Harika bir fikir, iyi bir yazılım. Yüzlerce taksici sisteme girdi, binlerce müşteri uygulamayı indirdi. Komisyonlar aktı, işler büyüdü. Arkadan seni taklit eden onlarca uygulama çıktı. Rekabet başladı.
Peki ne oldu sonra?
Her biri daha ucuz, daha indirimli, daha rekabetçi taksi arayışına girdi. Sistemin patronu olarak sen de kendi taksicilerine “biraz daha ucuz olun” baskısı yapmaya başladın. Çünkü müşteri kaptırmak istemiyorsun. Müşteri memnun ama taksici?
Kim hesaplıyor o taksicinin günlük yakıt maliyetini?
Kim hesaplıyor 10.000 bakımını yaptıramayan adamın riskini?
Hadi onu geçtim… Yazılımcı abimiz vergisini tıkır tıkır öderken, taksici bağkurunu bile ödeyemez hale geliyor. Çünkü uygulama onun kazandığı üç kuruşu da sıyırıyor.
Bir sistem kuruyorsun ama sistemin paydaşlarını unutuyorsun.
Sistemi ayakta tutan insanı unuttuğunda, o sistem eninde sonunda seni de altında bırakır.
Adalet her zaman eşitlik demek değildir.
Asgari ücretli birinin maaşını almadan vergisini ödemesi ve açlık sınırının bilmem kaç katı az şekilde hayatını idame etmesi ile ilgilide bir hikayeniz var mı?