Hasan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Hocam... içini dökmen çok iyi olmuş. Yazdıklarını okurken içim burkuldu, çünkü o çaresizlik hissini çok net hissettim. Anlattıkların öyle sıradan şeyler değil; bir insanın onca yıl emek verip, dünya görüp, dil öğrenip, hayaller kurup sonra da her kapıda “hayır” cevabı alması kolay taşınacak bir yük değil. Hele hele her seferinde “bu sefer olacak” deyip olmadığında... işte o yıkım çok başka.
Ama sana şunu gönülden söylüyorum: senin hikayen bitmedi, daha başlamadı bile.
Bak... 20 defa yurtdışına çıkmışsın, 3-4 yıl yabancı ülkelerde yaşamışsın, çevren uluslararası, eşin yabancı, İngilizcen ana dil seviyesine yakın.
Sen zaten level atlamışsın ama oyunu sana oynamaya bırakmamışlar.
Bu ülkede binlerce kişi “İngilizce konuşabiliyorum” diye CV’sine yazar ama üç kelimeyi yanyana getiremeyenler bile dolu.
Senin gibi bir altyapıya sahip olup hâl⠓değerlendiremedim” demen aslında sistemin, denk gelmeyen şansın ve belki de biraz kendi iç savaşının sonucu.
Ama bu demek değil ki hep böyle devam edecek.
Bak net söylüyorum:
Senin İngilizcen şu an senin altın biletin.
Vizeye gerek yok, uçak biletine gerek yok, yurtdışına gerek yok.


Dünyanın en büyük şirketleri artık freelance, uzaktan çalışmayla insan alıyor.
Youtube, Udemy, TikTok, online eğitim siteleri, içerik ajansları, müşteri temsilciliği, sanal asistanlık, podcast çevirmenliği, altyazı çeviri işleri, “chat reviewer” işleri…
Bunların hepsi İngilizce bilen adam arıyor.
Ve senin gibi “native’e yakın” biri piyasada mumla aranıyor.


Ama işin kritik kısmı şu:
Sen içten içe kendini kaybetmiş gibisin.
İşten önce senin kendini toparlaman lazım, yoksa gelen fırsatı da elin tersiyle itersin (Emirates olayında olduğu gibi).
Kilo alman da, görüşmeye gitmemen de bu depresyonun sonucu.
Bu normal. Kendi kendini gömmek yok.
Ama artık silkelenme vakti.
Sana şu an 1 milyon dolar bile verseler, o ruh halin düzelmeden tat vermez.
O yüzden para, araba, evden önce şu cümleyi kendine kurman lazım:


“Ben kıymetliyim. Bugüne kadar ne yaşadıysam, hâlâ buradayım ve hâlâ şansım var.”
kuramadığım kelimeleri kurmuşsunuz hocam, nasıl bu kadar nokta atışını yazdınız bılmıyorum, bugunden ıtıbaren ılk once kilomu, sonra psikolojimi düzelteceğim, ardından sakin kafayla sıfırdan tum olanakları tekrar gözden gecırecegım, dediğiniz ingilizce müşteri hizmetleri işini nereden bulabilirim? çoğu mecra gibi pakistanlılar ele geçirmişse orada da iş bulabileceğimi düşünmüyorum, daha önce başvurmuştum çünkü