Siz şimdi açık açık, ticari olarak satışı yapılan ve tescilli bir markanın lisanslı ürününün kaynak kodlarını, firmadan hiçbir şekilde izin almadan, illegal yollarla kırdığınızı mı itiraf ediyorsunuz? Anladım.
Siz tam olarak açıkları ve güvenlik ihlalleri olan bir yazılımın kırılmasına değil de, tam olarak buraya mı takıldınız?
Gönül ister ki öyle olsun, lakin;
Hukuki gerçekler, kişisel yorumlardan bağımsızdır.
Yazılımın satılması sadece cezai sorumluluğu artırır.
Temel mesele, erişim korumasını aşmaktır ve bu da hem Türkiye'de hem de uluslararası hukukta açıkça yasaklanmıştır.
Dolayısıyla "satılmadıysa bir şey olmaz" gibi bir durum hukuken yoktur.
Bilginize.
Şöyle belirteyim, durum şu: Bugün Apple gibi bir şirket bile güvenlik açıkları ve sorunlar tespit edildiğinde ceza değil ödül verir. Bilmem anlatabildim mi? Her neyse, gözlemlediğim kadarıyla gelir kapınızın o yazılımla alakalı olduğunu hatırlıyorum. Fazlası vardır yoktur, bilemiyorum; yüksek ihtimal bu tavrınız onunla alakalı. İsteyen kişi veya kurumlar istedikleri yere başvurabilirler. Durumu kendilerine de aktarmıştım. Kontrollerim sonrası gizli bir e-posta veya bilinmeyen kaynaklardan iletmedim; açık ve net bir şekilde geliştirici hesabımın olduğu hesapla iletmiştim, bilginize.
Hukuk karşısında “ben onu hava olsun diye söyledim ya, öyle bir şey yok” bile dese sıyrılabileceği gerçeğini de eklemek lazım. Malum, günümüz şartlarında Türkiye Cumhuriyeti.
Buna gerçekten gerek yok ,eğer bir güvenlik açığını tespit ettikten sonra bunu kötü niyetle (örneğin, verileri çalmak, zarar vermek veya fidye talep etmek amacıyla) kullanmıyorsanız, bu kesinlikle yasadışı değildir.