Selam olsun,

İnsan bireysel bir canlıdır ancak toplumsal hali yaşar.
Bireysellik ne kadar kendinizi ayırmaya çalışsınız da toplumun genel değerlerinde yaşarsınız.

Sağlıklı değil ucuz sahte ürünlerle beslenen, kitabı, sinemayı, tiyatroyu ya da arkadaşlarla yemeğe çıkmayı lüks görecek kadar az miktarda kazanan bir toplumun mutlu olması söz konusu olamaz.
Burada bahsettiğim tiyatro, müzeye gitmek, kitap okumak değil bunlara takılmayın yani insanın kendi iç huzuru, mutluluğu ne istiyorsa onu yapmak lüks.
Maalesef toplumumuzun geneli faturaları nasıl ödeyeceğim, neye ne kadar zam gelecek, kira günü yaklaşıyor, kredi kartı ödemesi var, masraflar, yemek vs. diye düşüncelerden sıyrılmadıkça nezaket, duygular, arkadaşlık, hayattan keyif almak, merhamet göstermek vb. konuları düşünemez.

Acıdır ama huzur, mutluluk, kültür ve insani zevkler tok toplumların işidir.
Yukarıda saydığım kira, zam, yeme içme, fatura, masraf konularını düşünmenize gerek kalmadığında sizin bahsettiğiniz insanı insan yapan duyguları geliştirecek şeyler kendiliğinden dert edilip adım atılacaktır insanlar tarafından.
Henüz arıların yaptığı normal balı alamıyor onun yerine şekerli şuruplu sahte ve sağlıksız balı almak için zorlanırken insani değerler kimsenin umurunda olmaz.
Bu bizim toplumumuza özel bir durum değil, tüm dünyada bu durum böyledir.

Bakınız dünyada halkı en mutlu olan ülkelerin ekonomisi, bölüşümü ve insanların iç huzur seviyelerine.

Size yazar gibi oldu bakınız falan diye ama size yazmadım aslında genel olarak şey ettim.
Böyle bir konuyu dert etmeniz bile bir güzelliktir.
Toplum olarak bunu dert ettiğimiz gün bir şeyler değişir.