Bugün 12 yıllık zorunlu eğitim çok ciddi zaman emek ve para kaybı yaşatıyor. Bu kayıpları gidermek için çocuklara beceri kazandırmak için adımlara atılması gerekiyor.
Bu konuda köy enstitüleri bir örnek bir rol modeli olabilir. Yeniden açılmalı demiyorum.
Ancak yapılabilecek şeyler için bir örnek.
Eskiden GÖRGÜ KURALALRI diye bir ders varmış, EV EKONOMİSİ dersi varmış. Şimdi bu ders kitaplarını arayıp bulmak bile zor.
Görgüsüz nesier yetişiyor, müsrif ve tüketim çılgını nesiller yetişiyor.
Görgü kuralları ve ev ekonomisi dersi vermek demek ailelerin ne kadar yetersiz olduğunun göstergesidir bu ayrı bir eleştiri hocam. Ayrıca hayat bilgisi dersi zaten veriliyor orada hem ev ekonomisi hem görgü kuralları öğretiliyor. Müfredata hakim olmanız gerekiyor öncelikle. Ben yeni mezun olsamda bir öğretmenim. Köy enstitüleri kötü diye bir şey demiyorum çünkü yaşamadım ve bilmiyorum. Çok eskide kalmış bir uygulama. Onun yerine şu anda eğitim sistemindeki problemleri düzeltmek oraya kafa yormak daha mantıklı. Her yer apartmandan bozma üniversite oldu. İlkokul ortaokul ve liselerde bir sınıfta 50-60 kişiye ders anlatan ve verim alamayan öğrenciler, öğretmenler var. Şu anda yapılacak en iyi sistem öğrencilerin okul hayatlarına iş hayatını entegre etmek. Her öğrenci aynı zamanda bir çalışan olmalı. Eğer bu şekilde zorunlu bir eğitim modeline geçilirse hem sektörler tabandan gelenler sayesinde kaybolmaz ve gelişir. İstihdam ve üretim artar. Ufkumuzu geniş tutmamız gerekiyor. 400 sene önce dünyanın en büyük devletiydik. Şimdi onu düşünüp hayıflanmak yerine yeniden nasıl dünyanın en büyük devleti ve milleri olabiliriz bunu düşünmemiz ve harekete geçmemiz gerekiyor. Umarım anlatabilmişimdir.