Size 2 örnek vereceğim.
1- Adamın biri evini Airbnb'den kiralıyor. Kiralayan adam ter*r eylemi yapıyor. Ter*re ev kiralamak ve olanak sağlamaktan adam ceza alıyor ve doğrudan ilişkisi olduğu kararı veriliyor. Kiraya veren kişi ne kiraya verdiği kişiyi tanıyor, ne de görüyor. Sistem otomatik olarak parayı ödeyince daireyi aktifleştiriyor. Evin anahtarı evin girişinde şifreli bir kutuda duruyor. Kiralama ödemesi yapan kişi şifre ile bu kutudan anahtarı alıp giriyor, sonra bu kutuya geri bırakıyor.
2- Bir tane asker, dating uygulaması diye bir uygulama indiriyor. Bu uygulama Türkiye'de X örgütün iletişim kanalı olarak kullanıyor. İndirdiği uygulamanın dating olmadığını anlayınca asker bunu siliyor. Uygulama daha önceden telefona indirildiği görüldüğü için tüm gemiyi sorguya alıyorlar ve askeri tutuklu yargılıyorlar. Askere kıyafet getirmek isteyen gemideki arkadaşları ve aile bireyleri, örgütle ilişkili kişilere yardım ettiği gerekçesi ile sorgu kapsamına alınıyor. Adam içerde uzun süre kalıyor. Sonra suçsuz olduğu anlaşılınca hepsini serbest bırakıyorlar. Bundan sonra ne asker olabiliyor, ne de kendini temizleyebiliyor. Devletin buna dilediği bir özür de yok, sildiği bir sicil de yok, hakkını arayabileceği bir mercii de yok. Askeri kimse işe almadığı için bir yerde oto tamircisine çırak olarak işe giriyor. Adamın hiçbir yerle ne bağı var, ne de bir yerde kendini koruyacak bir akrabası var.
Yani, Türkiye'de birinden para almak ve birine para göndermek dediğiniz şey bir yana, aldığınız nefesi, nefesi aldığınız ortamı başka bir örgüt üyesi ile paylaştığınız gerekçesi ile bile ceza yersiniz. Bir zamanlar askeri kanunlar çok eski derdik, modernize edilmedi derdik, şimdi tüm hukuk sistemi bu mantıkla yürüyor.
Evet, bazı yerlerde bazı konularda hukuk güzel işliyor. Ancak, bazı diğer yerlerde ve diğer konularda durum vahim olmaktan çok daha kötü halde.
Ben sizin yerinizde olsam avukat tutar ve konuyu üst mahkemeye taşırdım. Yargıtaya kadar yolu var. Hiçbir şekilde sicil almayın. Bambaşka bir hayata sürükler sizi.
tabi ki sicil almayacağım. hayatımda 1 kere bile bir kişinin 1 lirasını hiç etmemiş ve bundan çekinmiş biri olarak içinde bulunduğum durumu kabul etmem mümkün değil. neyden kaçarsan o kovalar seni derlerdi inanmazdım
Senin durumun:
Ahmet ve Mehmet ile doğrudan bir bağlantın yok. Onları tanımıyorsun, sadece bir müşteri (Ahmet) panelinden hizmet satın almış.
Dolandırıcılık olayından haberin yok. Sadece web sitenden gelen siparişleri normal şekilde karşıladın.
Toplamda 3 yıl içinde 3 kere ifade verdin. Her defasında onları tanımadığını, sadece hizmet satışı yaptığını anlattın.
En Kısa ve Basit Anlatımı:
Dolandıran
→ Mehmet → Ahmet → Sen Senin durumun: Hizmet sağlayıcısı, konudan habersizsin.
ve bu tablo sonucunda ben 97 liralık bir örgütüm