Hazırlık mı dersin, biz sabrın destarını kuşanmışız, dilimize edeple susmayı, kalbimize hoşgörüyü sarık yapmışız.
Dedikodu gelir, biz duymayız.
Laf sokmalar akar, biz gönlümüzde sükût ederiz.
Kendi çocuklarını övüp de başkasının evladına iğne atanlar olur, biz onların her sözünü bir dua bilir, geçer gideriz.

Zira biliriz ki:
Her ağız kendi nasibini söyler, her kul kendi halini yaşar.
Bayramlar barışa, muhabbete vesiledir; cevabımız da ancak tebessüm olur.
Ne demişler: “susmak, ermişlerin dilidir.

Velhasıl, biz hazırız. Ama karşıdakinin gönlü de hazır mı muhabbetle yoğrulmaya, işte onu bilmeyiz.
Ama biz yine de bir lokma tatlı, bir yudum çay ve bir dolu güzel niyetle sofradayız..