Para… Dünyanın gerçek tanrısı. Onun olmadığı yerde sözünün de, varlığının da kıymeti yoktur. İdeolojiler, siyasi görüşler, inançlar… Hepsi ancak cebinde paran varsa anlam kazanır... Düşünsene, paranın olmadığı bir hayatı… Fikirlerin ne kadar doğru olursa olsun, kimse seni dinlemez. En büyük yeteneklere, en üstün zekâya sahip olabilirsin ama eğer cebin boşsa, toplum seni silik bir gölge gibi görmezden gelir...

Para, dünyayı döndüren çarktır. Seçkinlerin arasına girmek mi istiyorsun? Lüks bir hayat mı hayal ediyorsun? Saygı görmek mi istiyorsun? Hepsinin anahtarı paradır. Parası olanın sözü geçer, kuralları koyar, sınırları çizer. Parası olmayan ise sadece başkalarının çizdiği kaderi yaşar...

Ve aşk… Saf, temiz, çıkarsız aşk diye bir şey var mı gerçekten? Kimse itiraf etmese de, sevgi bile paranın çekim alanından kaçamaz. Lüks restoranlarda yemek yemek, egzotik tatillere çıkmak, güzel hediyeler almak… Paranın olmadığı bir aşkta bile zamanla eksiklik hissedilir. Çünkü aşk, romantizmle değil, gerçeklerle beslenir...

Sonuç? Dünya adil değil ve asla olmayacak. Parası olan yönetir, olmayan ise sadece var olmaya çalışır. İşte bu yüzden, ideolojileri, fikirleri, hayalleri bir kenara bırak ve önce cebini doldur. Çünkü paran yoksa, hiçsin… Yoksun...