Ülkede değişmesi gereken şey sadece siyasetçiler ya da X kurumların başındaki kişiler değil. Ülkede değişmesi gereken şey, zamanla değiştirilen ve kasten bozulan demografimiz ve kültürümüz. Bundan 40 yıl önce bir polisin size nasıl davrandığı ile şimdi bir polisin nasıl davrandığını karşılaştırın. Polisi edebiyat öğretmeni sanarsınız. Kullandığı Türkçe sanki Türk filmlerinden çıkma gibidir. İnsanlar efendiydi. Yaklaşımları farklıydı. Bu kültürel yapı, başta demografi olmak üzere birçok şeyin değiştirilmesi ile evrilerek bu hale getirildi. Çünkü bu hale getirilmeseydi, AB Türkiye'de yaşamaya çalışırdı, tam tersi olmazdı.
Evet, geçmişin de kötü dönemleri oldu. Ama geçmişteki hiçbir kötü dönem, bugünün en iyi döneminden daha kötü değildi. Sadece şu cümle bile anlayabilene oldukça ağır gelmelidir.
Birçok ülkede demografiyi korumak adına belli çalışmalar yapılır. Azınlık olarak tutulan göçmenler, ve korunan değerler vardır. Biz şu anda kendi aile bireylerimizi dahi koruyamıyoruz. Bundan 20 yıl önce, ailemizi koruyabiliyorduk ve çevredeki değerlere sahip çıkıyorduk. Bundan çok daha uzun süre önce, hemen her şeyi koruyabiliyorduk. Şimdi bana şunu söyleyin. Eğer dışarı çıksanız ve tamamen barışçıl bir gösteri yapmak isteseniz, ya da sadece bir televizyon kanalında bir konuk olarak, hiçkimsenin bilmediği skandal bir gerçeği gündeme getirseniz, sizi dağdaki silah tutanlarla bir tutup içeri attırmazlar mı? Yanlış anlamayın. 30 yıl ordu yönetmiş komutana bunu yapanlar, cep telefonuna dating uygulaması diye yanlışlıkla söz konusu uygulamayı indiren saf bir asker yüzünden tüm gemiyi sorguya alanlar ve yıllarca bağlayanlar, size tek bir söz söyleme hakkı vermezler.
Verebileceğim çok fazla örnek var. Hepsi yaşanmış şeyler. Şu anda Türkiye Cumhuriyetinin başındaki yöneticilerin tamamı değişse, hiçbir şey değişmeyecek. Çünkü 600 milletvekilinden hiçbiri, milleti temsil etmiyor. Hepsini temsil eden hale getirseniz, demografi ve bozulan kültürün düzelmesi en az 3 nesil sürer. Ne siz, ne de çocuğunuz o güzel günleri görmez. Evet, içinizi karartmış gibi oluyorum. O zaman umursamayalım diyebilirsiniz. Ancak, sizden 3 nesil önce insanlar umursamadıkları için bu haldesiniz. Yani, değişime bir yerden başlamak ve bunu bir etik görev haline getirip ertelememek gerekir. En basitinden, size silah tutana, saldırana dahi, bir şeyler öğretebiliyor olmalısınız. Bunu yapamazsanız, sadece tarafların kullandığı şiddetin oranı artar. Evet, süreçte çok kayıp olur. Ancak, hiçbir kazanç belli kayıplar vermeden elde edilmez.