Kızıl şahin belgeselini izleyince hayretler içinde kaldım. Beni derin düşüncelere sevketti.
şahin yuvasında 3 ymurta var. Sırayla yumurtalar kırılıyor ve yavrular çıkıyor. İk çıkan önceden beslendiği için hemen büyüyor, son çıkan ise cılız ve zayıf. Anne şahin yemek getirince büyük ve orta boy yavrular kapışıyor. Küçük yavru ise mahrum kalıyor.
Bir ara büyük yavru küçük yavruyu yuvanın dışına atıyor. Anne şahin ise olanları umursamadan izliyor. Buradan anlıyoruz ki neslin güçlü ilerlemesi için zayıf halkanın yuvadan atılması gayet normal bir şey.
***
Şaşkınlık içinde bunu düşünürken kendi hayatımı da sorgulamaya başladım. Aslında çoğumuzun da şahinler gibi yaşadığını farkettim. Okulda işte bulunduumuz ortamlarda aslında birçoğumuz zayıf olanı ezme yuvadan atma peşinde. Amaç da yemek dağıtan liderlerden daha fazla yemek kapabilmek. Okularda yaşanan çeşitli haksızlıklar, işyerinde yaşanan yalakalık mobbing vds hakszlıklar. Ve hatta bazen evde bile aile içinde aynı durum yaşanabiliyor.
***
Bir erkek başarısızlığa uyradıysa, güçsüz ve yetersiz kaldıysa, tutunamıyorsa; en yakınları tarafından bile artık dışlanmaya başlar.
Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır diye bir söz var. Çok saçma.
Başarısız vir erkek herkes tarafından dışlanır. Annesi karısı ve çocukları bile artık saygı duymaz.
***
Birçok intihar vakasında insanların çoğu PSİKOLOJİK SORUNLARI VARDI diyerek ukalalık yapmaya başlar. Ancak brçok sorunun temelinde SOSYAL DIŞLANMA yatar.
Gücünü servetini otoritesini kaybeden bir erkek herşeyini kaybeder. İnsanların çoğu böyle birey için merhamet ve yardım duygusu yerine dedikodu ve aşağılama yapmayı tercih eder.
Joker filmi tam da böyle bir hikayeyi anlatır. Bu dışlanmışlık duygusu içinde cinnet geçiren Joker artık cinnet geçirir, intihar-cinayet gibi büyük bir hataya düşer. Ancak son ana kadar Jokerin psikolojik durumu hiçkimsenin umurunda bile olmaz.