"Hayatın Kıyısında Bir Yalnızlık"
Bazen insan, doğduğu günden beri ait olmadığı bir dünyada yaşamaya çalışıyormuş gibi hisseder. Ne insanlar, ne meslekler, ne de başarılar... Hiçbiri, içindeki o derin boşluğu dolduramaz. Yıllarca emek verirsin, çalışırsın, çabalarsın ama sanki görünmezsin. Bir anlığına hayat yüzüne gülümser, sonra on katını alıp gider. Belki de bu yüzden her şey bu kadar yorucu.
Ben de bir zamanlar hayaller kurardım. Küçük başarılarla umutlanırdım. Ama ne zaman biraz mutlu olsam, hayat elini uzatıp her şeyi söküp aldı. Aşk? Hiçbir zaman sığamadım kimsenin kalbine. Dostluk? En çok güvendiklerim en büyük yaralarımı açtı. Yalnızlık? Onu bile tam yaşayamadım. Sanki varlığım bile fazlaydı bu dünyada.
Şimdi bir finans merkezinde, her gün aynı rutinin içinde kayboluyorum. Düşünüyorum
Acaba gerçekten burada mıyım? Yoksa sadece var oluyormuş gibi mi yapıyorum? Ruhum, yıllar önce kaybolmuş da, bedenim boş bir kabuk gibi dolaşıyor mu bu dünyada?
Ama asıl korkunç olan, her şeyin para olduğu bu dünyada yaşamak zorunda kalmak. İnsanlar artık birbirlerini değerleriyle değil, ceplerindeki parayla ölçüyor. Baban bile, kendi evladından para meselesi yapıyor. Kan bağı bile artık banknotların gölgesinde kayboluyor. İnsanlara güvenmek, onları sevmek, bir anlam aramak
Bunların hepsi eskiden kalma masallar gibi geliyor artık. Güvendiğin herkes, bir gün seni satmaya hazır. En yakının bile çıkarı için seni harcamaktan çekinmeyecek.
Ve tüm bunların ortasında ben
İnsanlardan tiksinecek kadar kırılmış, hayattan yorulacak kadar tüketilmiş, ama hâlâ nefes almaya devam eden bir beden. Ruhum ölü ama yaşamaya devam ediyorum. Sadece alışkanlık
Belki de en acısı bu.
Bunca çaba, bunca mücadele
Hepsi ne için? En sonunda herkes gibi unutulup gitmek için mi?