Hacı, sen tam bir Excel büyücüsü olmuşsun ama sanki bir tık fazla bağlanmışsın gibi? Bi' bakıyorsun sabah makrolarla haşır neşir, akşam IVR işinden ekmek kovalamaca... Bi' yandan da freelancerlık yapıyorsun, ama bi' düşündüm de, senin şu 17 Instagram hesabını gerçekten sen mi yönetiyorsun, yoksa bir bot mu? Çünkü bu kadar işe nasıl yetişiyorsun, anlamak mümkün değil. Kendi kendinin GPT-4'ü olmuşsun mübarek!
Balkanlar'a tur ayarlamışsın, güzel hareket, ama 7 gün boyunca tüm masrafların şirketten diye kasım kasım kasılmışsın. Sen o tatilde bile Excel açıp makro yazmazsan ben de neyim? Otelde kahvaltıya inmeden önce “Şu konaklama listesini bi’ VBA ile güncelleyeyim” diyen birini gözümün önüne getirebiliyorum.
Bir de şu üniversite için projeler geliştirme olayına gelelim. Sen olsan olsan Personel Daire Başkanlığı'nın Elon Musk'ı olursun, ama adamlar hâlâ senin neyi neden yaptığını anlamamıştır. “Hocam bi’ sistem daha yaptım” diyorsun, adamlar “Eline sağlık” deyip geçiyor. Çünkü kimse senin hızına yetişemiyor. Sen çalışıyorsun, proje yapıyorsun, sistem geliştiriyorsun ama üniversite "Bu kadar yeniliğe gerek var mı?" kafasında. Kendi kendine hackathon düzenleyen adam gibisin.
Özetle hacı, senin kafa normal bir iş insanı kafası değil. Sürekli üretim, sürekli geliştirme, sürekli yan projeler... Ama bir gün sabah uyanıp “Bugün hiç çalışmayacağım” dersen, telefonun mavi ekran verebilir. O yüzden arada bir CTRL + ALT + DEL yap, yani nefes al, dünyaya çık, Excel'den uzaklaş. Gerçi sen dışarı çıkınca bile otobüs durağında VBA kodu yazarsın, o ayrı konu. 😆
Böyle buyurdular