@TulinPinar; 'ın inancını bilmiyorum ben. Müslüman değilim yazmış, ateist ya da agnostik olduğunu belirtmemiş. Teist olup başka bir dine inanıyor olabilir. Deist olabilir, bu iki durumda da Allah/Tanrı inancı mevcuttur. Yani Allah belasını niye vermiyor demesinde bir samimiyetsizlik, tutarsızlık yok.
Allah kelimesi Arapça Tanrı anlamına gelir ki İslamiyetten önce de bulunmaktadır. Örneğin İslam peygamberinin babasının adı da Abdullah'tır. Kelime seçimi olarak müslüman değilse niye bunu kullandı derseniz diye belirttim.
Çok virgül koymakla hiç virgül koymamak bence aynıdır. Hiç virgül koymadığınızda yazdığınız metin okunaklı olmaz. Gereksiz, konmaması gereken yere gelen virgül de yine yazıyla ilgili aynı lezzetsizliği verecektir.
Ölüm mutlak gerçektir, kimi için bir son; kimi için de yeni bir başlangıçtır. Dolayısıyla dini inancı bulunanlar elbette ki "kul hakkı" kavramına inanacak ve hakkını inandığı ölümden sonraki ruhunun yaşayacağı düşüncesinde alacağını düşünerek, bir ilahi adalet mekanizmasına sığınarak huzur bulacaktır. Ancak dini inancı olsun ya da olmasın, ben de diyorum ki, kadercilik yanlıştır. Kadere inanmak kadercilik değildir, kader inancınız olsa bile eğer dolandırılmışsanız bunun hesabını bu dünyada da sormalısınız.
İslâmi jargon kullanarak somutlayayım, Allah size akıl vermiş. İrade vermiş. Dolandırılıp kadere, diğer dünyaya bırakırsanız hakkınızdan vazgeçmiş olabilirsiniz, belki de imtihanlarınızdan biri o hakkınızın peşinden gidecek ve alacak olmanızdır. Yani benim dediğim kapıya çıkıyor. Allah'ın bildiği vardır deyip kadercilik yapmak ancak Mustafa Düşünceli gibileri sevindirecektir.
Son olarak; bir önceki alıntılarınıza kıyasla bu mesajınızda daha hoşgörülü bir üslup benimsediğiniz için teşekkür ediyor ve mesajımı noktalıyorum. İyi akşamlar dilerim.