Tüm canlılar gibi bizler de birgün öleceğiz. Sonra vücudumuzun heryeri toprakta çürüyüp gübreye dönüşecek. Semavi dinlerin tümünde ahiret inancı vardır. Öldükten sonra tüm canlıların yeniden diriltilip hesaba çekileceği bunun sonucunda da ödül veya ceza alacağı belirtilir.
Algılayabildiğimiz maddeyi ve enerjiyi temel gerçeklik kabul edenler, MADDE ÖTESİ her şeyi inkar ediyorlar. ALGILAYAMADIĞIMIZ BİRŞEY GERÇEK DEĞİLDİR düşüncesine sahipler. Bunun sonucunda da semavi dinlerin verdiği bilgilere ve koyduğu kurallara karşı çıkıyorlar.
Dünya tarihinde insanların çoğu peygamberlere karşı gelmiştir. Onlarla mücadele etmiştir. Ancak bununla birlikte İNANAN KESİMDE DE DİNİN BİR KISMIAN KARŞI GELME durumu vardır. Bunun sonucunda da insanlar ve toplumlar zamala işlerine gelmeyen kısımları değiştirmiştir.
Bugünkü hıristiyanlık ve yahudilik bu değişim sonucu son haline gelmiştir. Budismin kaynağını bilmiyorum ama onun da çok daha eski bir dinin değişmiş hali olması beni şaşırtmaz.
***
Buradan İNSANLARIN ÇOĞUnun, dinin getirdiği kanun ve kurallara karşı olduğu sonucunu çıkarabiliriz. Bugün DEĞİŞMEDİ dediğimiz islam dinine bile birçok bidat hurafe batıl ve şirk örnekleri sokulmuştur. Bu sayede MEZHEP adı altında dinin özünden ayrılan akımlar ortaya çıkmıştır. Şiilik, Nusayrilik gibi islam zannedilen, Bahailik gibi (yeni peygamber geldi diyen) yeni dini akımlar ortaya çıkmıştır.
***
Hıristiyanlık ve yahudilik orijinal özelliğini nasıl yitirdiyse, müslüman toplumlarda ortaya çıkan MEZHEP adındaki aykırılıklar da dinin özünden uzaklaşmıştır.
Müslüman toplumlarda yaşanan birçok kötülüğün temelinde iki önemli sebep yatar. Birincisi, tıpkı eski medeniyetlerde olduğu gibi bireylerin ve toplumların işine geldiği gibi dinin bazı kısımlarına karşı çıkması.
İkincisi ise MEZHEP adı altında toplumların ayrışması ve dinin REVİZE EDİLMESİ.
***
Tarih boyunca insanlık dini reddedip maddeyi ve enerjiyi esas alarak inanılmaz medeniyetler kurmuşlar. Bu medeniyetler bilim teknoloji ve sanat alanında inanılmaz ilerlemeler kaydetmişler. Dünyada inanılmaz sağlam ve estetik binalar ve şehirler imar etmişler. Tarım peyzaj bahçeçilik ve devlet - toplum yönetimi alanlarında inanılmaz ilerlemeler ortaya koymuşlardır.
Ancak tüm bunların yanında GÜÇ MÜCADELESİ ve ZEVK FELSEFESİ hayatın temelini oluşturmuştur. Güç müzadelesi yoluyla ADALETi umursamayan KAST sistemi kurulmuş.
Zevk felsefesi yoluyla da ahlaki değerler tahrip edilmiştir.
***
Bugün hala daha çözümlenememiş inanılmaz tarihi eserler bize muhteşem kadim medeniyetlerin hayatı hakkında fikir veriyor. Ancak bunlardan geriye çok az bilgi kalmış.
Oysa ki insanlar geçmişe dair bilgileri nesilden nesile aktarır. Oysa bu medeniyetler hakkında sözlü tarihte hemen hiçbir bilgi yoktur.
Bu medeniyetlerin nasıl yok olduğu gittiğine dair çok farklı teoriler var. Ancak elimizdeki bilgi kırıntısı çok az.
***
Yaşadığımız çağda da inanılmaz bilim ve teknoloji gelişimi içinde yalıyoruz. Ancak aynı zamanda inanımaz bir adalet ve ahlak çöküşü içindeyiz. İnsanların çoğu adaleti ve ahlakı umursamazken başdöndürücü bilim ve teknoloji gelişimine hayranlık duyuyor.
Şu bir gerçek ki, bundan birkaç yüzyıl sonra hemen hiçbirimizin bir önemi olmayacak. tairhten gelip geçmiş önemsiz bireyler toplumlar ve devletler olarak anılacağız. Tarih derslerinde birkaç cümle ile geçiştirileceğiz.
Ancak şundan eminim ki tarihte adaletin ve ahlakın en düşük olduğu dönemlerden birinde yaşadığımız vurgulanacak.
***
Tarih boyunca, ahiret ve hesap günü inancı olmayan insanlar haz ve zevk temelli bir hayat yaşamışlar, adalet ve ahlak kuralalrını çiğnemişlerdir.