delikurt55 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Ben anlatayım arkadaşın yazdığı şeylerin ayrıntılarını.

Belam bin Baura: şarlatanların islami diye soktukları sonra bir ayeti kafalarına göre bağladıkları İsraliyatta ise fenike mitolojisinden giren Tanrı Kemoş yada tanrıça kamos. Yahudiler göre önce peygamber sonra kötülük yapınca peygamberliği alınıyor. Müslümanlar yine daha evliya sonra evliyalılığı gidiyor


Tağut mevzusuna geleyim:
Emevi döneminde, dini kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirenler, uydurdukları fıkhı "şeriat" olarak sunmuş, buna karşı çıkanları ise "tağut", "firavun" ya da "nemrut" gibi kavramlarla damgalamışlardır.

Bu anlayışa göre:

Söz konusu şeriat devletinin emriyle Medine'yi yağmalayıp 900 sahabe kadına tecavüz edersen masumsun. ( Harre Vak’ası - Miladi 683) Masumluk benim iddiam değil, halifenin savaştan önce beratı var ve doğan cocuklara “evlâdü’l-Harre” adı verildi ve p*ç sayılmadı.

Öte yandan, günümüz Türkiye’sinin kanunlarını savunursan "tağut yanlısı" olup Allaha savaş açmış oluyorsun.

Halifenin emriyle mancınıklarla Kabe'yi yıkarsanız müslümansınız, Allah dostusunuz. (Miladi 683)

Çocuğunu MEB tarafından müfredatı belirlenen bir okula gönderen biri "tağut’a boyun eğmiş" sayılıp günahkar oluyor.
Bu sizin yorumunuz. Peygamberden sonra 4 halife ve Ömer b. Abdülaziz hariç hilafet olduğunu düşünmüyorum. Muaviye'nin sahabe olduğunu ve oğlu Yezit'in halife olduğunu da düşünmüyorum. Emek verip uzun uzun yazmışınız ama önyargı içeriyor yazınız. Allah'ın hükmü herkes için geçerli. Tağuttan tağut beğenecek değildir bir müslüman. Tabi hakiki müslümansa. Sizin bahsettiğiniz kişiler Muaviye'den bahsederken Hz. demeden cümleye başlayamazlar ve rahmet okurlar bol bol. Muaviye zalimin tekidir oysa. Oğlundan bahsetmeye zaten gerek dahi yok.