Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Tağut, Allah'a kul olmanızı ve hayatınızı İslami esaslara göre yaşamanızı engelleyen her türlü oluşumdur. İslam şeriatını uygulamayan bir devlet tağut olduğu gibi; İslamî kural ve kanunların önüne geçen gelenek, görenek, töre de tağuttur. Sözgelimi: Kuran'da zinanın, hırsızlığın cezası belliyken modern hukukta bunların cezasını değiştiren/azaltan/çoğaltan devlet bir tağuttur. İşyerinde namaz kılmayı engelleyen patron tağuttur. Gibi gibi. Kuran'ı çarpıtan, hakikatleri gizleyen her türlü şeyh ve hoca kılıklı din adamları ise (Nihat Hatipoğlu da bu kategorinin içinde) Kuran'da kendisinden bahsedilen Belam ibn Baura'nın kategorisindedir.

Allah Kuran'da mealen şöyle buyurur:
(...) Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, Kafirlerin ta kendileridirler. (Maide 44)

Bununla ilgili Maide suresi 44-50 arasındaki ayetlerin meallerini ve tefsirlerini inceleyebilirsiniz.

Hüküm koymak Allah'a ait bir yetkidir. Allah'ın indirdiği hükümleri uygulamayanlar kafir olurlar. Allah'a ait olan bu hüküm koyma yetkisini herhangi bir kula veren kişi Allah'a şirk koşmuş (müşrik) olur.

Bu, öylesine önemli bir mevzudur ki televizyonda gördüğünüz din adamları (!) ve tarikatların başında bulunan şeyh kılıklı tipler bu konunun üstünü kapatmak için oraya yerleştirilmiş kişilerdir.
Diyelim ki tüm partiler bu konuda hen fikir oldu ve Türkiye gerçek İslam Şeriat sistemine geçti.
Bu bizi ileri mi götürür geri mi?
Dünya devletleri ile rekabet edecek gelişmişlik düzeyine bizi getireceğine inanıyor musunuz?
Yoksa bizim için bu dünya önemli değil sadece Ahirete önem veriyor durumuna mı geliriz ondan sonra Afganistan gibi mi oluruz gelişmişlik düzeyimiz?