lorxy adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Beyin bir organ, bilinç ise beynin bir yan ürünüdür. Elektriksel yapı beyindedir, ve beyindeki elektriksel yapı zaten başka bir forma geçerek ısı enerjisini ortaya çıkarır.

Kafa travmalarında, beynin fiziksel olarak hasar görmesi sonucu bilinç kapanır, yani kısmi beyin hasarlarında bilinç kapandığında rüya bile görmüyor isek bilincin beynin bir yan ürünü olduğunu, ve beyin ölümü gerçekleştiğinde bilincin kapalı olacağını hali ile kurduğunuz devamlılığın olmayacağı aşikardır.

Son cümlenden yola çıkarak bilimsel kısmı ve kurduğun teoriyi inceleyebiliriz.

Fiziksel olarak, kuantum mekaniğine göre zamanın daha küçük parçalara bölünebilmesi mümkün değil. Eğer her t anında yeni bir zaman ölçeği oluşturuluyorsa, bu zamanın sonsuz bölünebilir olduğunu varsayar. Ama fiziksel gerçeklikte, Planck ölçeğinden küçük zaman dilimleri anlamını yitirir. Bilinç beyin aracılığıyla var olduğundan bu fiziksel olarak bu ihtimal çürür.

Biyolojik olarak, oksijen ve glikoz akışı durduğunda, nöronlar birkaç dakika içinde işlevini kaybeder. Bir hücre öldüğünde, içeride herhangi bir bilinç devam edemez. Beyindeki elektriksel yapı durur. Beyin öIümünde, EGG ile ölçülen beyin dalgaları tamamen sıfırlanır. Beyin artık elektrik üretmediği için herhangi bir bilinç veya zaman algısı mümkün değil. Hücresel yapı da geri dönderilemez. Beyindeki ATP üretimi durduğunda, hücreler parçalanır ve geri dönüşü olmayan biyolojik bir çöküş başlar. Bu süreçte, herhangi bir içsel zaman algısı sürdürülemez. Beyin enerjinin elektriksel yapı sayesinde devamlılık sürdürür, enerji elektriksel yapıdan başka bir forma dönüştüğünde beynin devamlılığını sağlayamaz ve bilincin de fişini çeker.

Zamanın subjektif algısı, fiziksel zamandan da farklıdır. Ölüm anında zaman algısı genişleyebilir gibi düşünüyorsun, ama bu yalnızca beyin halen çalışırken mümkündür. Beyin durduğunda, zaman algısı da sona erer, haliyle bilinç de.

Ayrıca zaman iç içe geçemez, termodinamiğin ikinci yasasına göre kapalı bir sistemde entropi sürekli artar ve bu düzensizliğin artışı sürecin sonlanmasına yol açar. Beyin ölünce, entropi geri döndürülemez şekilde artar ve sistemin içsel bir zaman dizisi oluşturması imkansız hale gelmiş olur.

Neticede kurduğun argümanın gerçekten sınırsız bir paradoksa girebilmesi için beyin ömrünün sınırsız şekilde devam etmesi gerekir. Her enerji aynı formda kalmaz, formu değişen her enerji türü her maddeyi çalıştıramaz. Her maddenin ise ömrü vardır ve son bulacağı bir nokta da.

Bu ihtimallerden ise sadece ilahi boyutlar kalıyor, haliyle 4000'in üzerinde din ve 4000'in üzerinde sonuç. Ama bilimsel olarak imkansız
Kaliteli bir tartışmaydı buradan kesin bir sonuçla ayrılamayacağımız kesin , yine yorumunda katılmadığımiki nokta var 1.'si: "Planck ölçeğinden küçük zaman dilimleri anlamını yitirir" => HENÜZ anlayamadığımız bir şeyin anlamsız olduğunu bilemeyiz. 2.'si:"EGG ile ölçülen beyin dalgaları tamamen sıfırlanır" => EGG'nin ölçemediği bir dalga boyutunda bu süreçler sonsuza kadar devam edebilir. Günümüz bilimiyle ve bildiklerimizle bu sorunun cevabını sadece öldüğümüzde öğrenebileceğimiz kesin. Tabi şu an bu döngülerden birinde sıkışıp kalmadıysak...