valla öyle yaptık, fırsatı yakalayınca da şirketi sattık

ama benim tecrübem gösteriyor ki bu olaylar hep şans kader kısmet işi... şansın yaver gitmezse (bu ülkede) vergi dairesi ve muhasebeci arasında kafannı toplayıp iş yapman, müşteri bulman zor. hele hele benim tecrübem gösteriyor ki sermayesiz olacak şey değil.

çünkü... işe başladın diyelim. müşteri arıyorsun. o sürede masraflar kesilmiyor, vergiler damga vergileri muhasebeci paraları kiralar durmuyor. cepten yirosun. içeri giriyorsun. sonra iş bulup yazmaya başlıyorsun, o sürede başka iş bulamıyorsun çünkü yazıyorsun ve müşteriyle ilgileniyorsun. cepten yemeye devaç projeji teslim edip paranı aldığında zaten çok içeride oluyorsun. parayı aldığında geçmiş borçları kapatıyorsun, az biraz belki elinde kalıyor... tekrar süreç baştan başlıyor. bu göngü kırılmıyor.

demem o ki, ve tecrübem de o yönde.... yazılımı bileceksin ama kodlamayı çalışanlara yaptıracaksın. sen satacaksın ama satan bir elemanın da olacak. yoksa büyümen neredeyse imkansız. parasal olarak büyüyor göküyorsun ama aslında havanda su dövüyorsun.

ben şanslıydım. bana şirketi varolan bir müşterim açtırdı. büyük firmalar büyük paraları onlarca sene boyunca ödedi. ama şu anda bu devirde bunu hayal bile edemiyorum.

yurtdışında da şirket falan açtım ben. nasıl kolay, nasıl zahmetsiz, nasıl herşey yağ gibi çalışıyor anlatamam. bunlar hep buraların sorunları. iş yapmaya teşvik edeceklerine köstek oluyor, snei sağılacak inek olarak görüyorlar.

coğrafya kaderindir...