Dedikleriniz kesinlikle doğru hocam ancak tek bir yerde katılmıyorum. Müşterinin para vermiş olması onu her zaman ve her daim haklı yapmaz, siz bir işletmesiniz ve bir kişi işletmenizin önünde son kalan malınızın dibinde dikilip duruyor istediği kadar cebinde alacak parası olsun almadıkdan sonra sadece "kalabalık" eder ve diğer alma potansiyellerini de engeller başka bir şey değildir benim en yakındıgım konu bu sizde hak vereceksiniz
Her zaman her daim haklılık gibi bir kavram hiçbir konuda söz konusu değildir. Müşteri daima haklıdır sözü, müşteri hukuken haklıdır anlamı taşımaz. Müşteriyi öncelikli olarak düşünerek karar alma anlamı taşır. Yani, satıcı olarak daima kendini bir alt kademede tut, müşterini memnun et niteliğindedir.
İşletmenizin önünde, malın önünde dikilip durması müşteriyi suçlu ya da haksız yapmaz. Müşterinin bir ürünü satın almak için bir düşünme aralığı bulunmuyor. Malınız satılacaksa, her türlü satılır. Onun kısmeti o müşteride değilse, başka bir müşteridedir. Siz müşteri bir an önce alsın gitsin ya da bekleme yapmasın diyerek, aslında müşteriye saygısızlık yapmış oluyorsunuz. Evet, müşteri alsın gitsin herkes ister. Bekleme yapmasın herkes ister. Ama müşterinin beklemesini kafanıza takacak kadar negatif bir algıda kalırsanız, bu sizi yaptığınız işten de soğutur. Her şey gözünüze batmaya başlar. Sizin müşterinin beklemesine değil, diğer işlere odaklanmanız, malın müşteri tarafından gözlenmesine zaman limiti koymamanız gerekir. Ticaret sabır ister. Burada sabrınız olmadığı algısını anlattınız.
Eğer buradaki örnekte müşteri kılığında başka bir satıcının işinizi sabote amaçlı bir eylemi söz konusu olmuş olsaydı, belki farklı değerlendirilebilirdi. Adına müşteri dediğiniz birine satış süre limiti koymanız, müşterinin sizi seçmemesinin doğru bir karar olduğu anlamına çıkar.
Ben size sabırlı olmanızı ve müşteriyi bu kadar incelememenizi öneririm. İşin başında biri için bu zordur. Ama 15-20 yıl devirdikten sonra bu sabrın çoktan oturmuş olması gerekir.