ilkokulda başladım ingilizce öğrenmeye. hiç ama hiçbir işe yaramadı. ne zaman ki elektroniğe merak sardım ve o zamanlar türkiyede türkçe elektronik dergi ve kitabı olmadığı için yabancı kaynaklara yöneldim ve grameri öğrendim. ama konuşma sıfır. kem küm cart curt. sonra kafayı taktım ve ingilizce altyazılı ingilizce film seyretmeye başladım. bir süre sonra da altyazıları tamamen kaldıracak düzeye geldim.

demem o ki birinin öğretmesiyle gelebileceğin yer bir yere kadar. öğreten ne kadar iyi olursa olsun. filmlerdeki dizilerdeki konuşmaları anlaman lazım. konuşma konusuna gelince....

kalktım ingilizce biliyorum diye yurtdışına gittim. adım atar atmaz cort.... adamlar başka konuşuyor bana öğretilen başka. kelimeler başka, anlamları başka... haydaaa otur baştan öğren neredeyse herşeyi.

zaten ingilizce bile seneler içerisinde değişiyor. telaffuzlar, kısaltmalar, deyimler, eskiden deyim olmayan ama artık deyim yerine kullanılan kelimeler, cümleler...

ben derim ki başlangıç seviyesi ince ingilizce kitaplar var, onlardan oku. evde türkçe dizi televizyon film seyretmeyi kes. kökünden kes. dizileri seyretmek de iyi mesela, oyuncuların aksanlarına konuşma şekillerine alıştığın için bölümler boyunca kelimeleri ayırdetmeyi becerir hatta aksanları da kulağında kalır.

konuşma için de youtubedaki videoları kullanabiliesin. ben görmüştüm, sana bir cümle söyleüyor ve tekrar etmeni bekliyor. belki işine yarar.

ama yurtdışına gittiğinde ülkesine bağlı olarak şaşırmaya hazır ol. hele hele spesifik bir alanda çalışacaksan, o alana özgü terimler falan.....

haydi kolay gelsin...